Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4013 E. 2021/3361 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4013
KARAR NO : 2021/3361
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.10.2019 tarih ve 2019/65 E. – 2019/364 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıların yetkilisi oldukları dava dışı Mastek Yapı…Ltd.Şti. unvanlı şirketten daire satın aldığını, borcunun bir kısmını ödediğini kalan daire bedeline mahsuben 17.10.2012 vadeli 24.000,00 TL meblağlı bono verdiğini, bono bedelinin davalılardan …’ya ödendiğini, senedin diğer davalı … elinde olduğundan teslim edilemediğini, … tarafından bu senet nedeniyle tekrar bir ödeme yapılmak zorunda kalınırsa zararın karşılanacağına dair davacıya 15.10.2012 tarihli belge verildiğini, ancak davalı … tarafından senedin kullanılarak dava dışı kişiye ciro edildiğini, işbu senedin dava dışı hamili tarafından Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/11188 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takip konusu borcu ödemek durumunda kaldığını, bono nedeniyle defaten yaptığı ödemenin iadesi için davalılar aleyhine Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6164 esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazlarının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu bonoya ilişkin ödemelerin diğer davalı …’ya yapıldığından ortaklık hesabına girmediğini bu sebeple davalı hakkında takip yapılması ve dava açılmasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacıya daire satışı yaptıklarını bu nedenle dava konusu bonoyu aldıklarını, diğer davalı ile ortak olduklarını, ancak aralarındaki sorunlar nedeniyle davacıya, diğer davalı Sinan’a verilen senedin bedelini kendisine ödemesini söylediğini, davacının bu senet bedeline ilişkin olarak 19.000,00 TL ödeme yaptığını, senet nedeniyle 5.000,00 TL borcunun kaldığını beyan etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı … yönünden açtığı davanın tam kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile,
Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2013/6164 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı …’dan alınmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı … vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiştir.(Kapatılan) Yargıtay19.Hukuk Dairesi’nin 12.02.2019 tarihli bozma ilamının 2.bendinde “Davacı ile davalılardan … arasında düzenlenen 15/10/2012 tarihli protokolde “Karşılığında da, işbu senet nedeniyle, senet borçlusu … yeni bir ödeme yapmak zorunda kalırsa ve bu ödemeler için başvurulacak yasal yollar nedeniyle herhangi bir ek ödeme yapmak zorunda kalırsa bu ödeme miktarlarının tamamı … tarafından …’ya ödenecektir.” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm uyarınca davacının davaya konu senete istinaden davalı …’ya ödediği 19.000,00 TL yönünden, dava dışı 3. kişi tarafından yine davaya konu senede dayalı olarak başlatılan Kocaeli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/11188 sayılı dosyasında bu miktara karşılık gelen ek ödemelerinin de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme talebinin davalılardan … yönünden kabulüne ” denilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacının 24.000,00 TL bonoya karşılık bonoyla ilgili icra dosyasına ödediği miktar olan 31.348,09 TL’nin, 19.000,00 TL olan davacı alacağına karşılık gelen ödeme miktarı tespit edilerek usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.