YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2927
KARAR NO : 2021/2319
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/41637 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından tutuklandığı, davacı vekilinin 13.04.2015 tarihinde tahliye ve reddi hakim talebinde bulunduğu, talebinin 5271 Sayılı CMK’nın 104. maddesinde belirtilen süreler içinde değerlendirilmediği gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden talep ettiği;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı vekilinin 04.08.2015 tarihli dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar 5271 sayılı CMK’nın 141/3. maddesinde düzenlenen hakim ve Cumhuriyet Savcının eylemlerinden ötürü tazminat istemine ilişkin olup, tazminata konu işlemlerle ilgili belirtilen hakim ve Cumhuriyet savcısı hakkında, bahsi geçen hususlarla ilgili adli veya idari soruşturma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonucunun ne olduğu Hakimler ve Savcılar Kurulundan araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/76 Esas 2015/357 Karar numaralı dosyasında aynı soruşturma dosyasına ilişkin olarak tutukluluğun devamına yönelik tazminat davasının açıldığı ve temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/3735 Esas numaralı sırasına kayıtlı olduğu görülmekle her iki davanın birleştirilmesi yerine davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa’nın 141/son maddesi hükmüne aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.