YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11725
KARAR NO : 2021/1375
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde özetle, … İli, … İlçesi, … Köyü, … Mevkii’nde kain 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisi ve diğer kardeşleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu taşınmaz üzerinde iki katlı betonarme ev inşa ettiğini, ancak kadastro tespitleri sırasında evin tam üzerinden geçer şekilde bir yol tespit edilerek paftanın bu şekilde düzenlendiğini, bu yerde gerçekte bir yol olmadığını, mevcut kadastro tespitinin iptali ile yol vasfıyla haritasında gösterilen ve betonarme evin altında kalan kısmın adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Tüzelkişiliğini temsilen Köy Muhtarı … cevap dilekçesinde özetle, davacının dava konusu yaptığı evin altından geçen bir yol bulunmadığını, davacının davasında haklı olduğunu zira öteden beri paftasında gösterilen yerde köye ait bir yol bulunmadığını, sehven paftasında bu şekilde bir tespit yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, 13.11.2012 tarihli ve 2012/133 Karar sayılı kararı ile dava konusu yerin hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacı adına TMK 713 gereği tesciline karar verilmiş hüküm davalı hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş ve dosya temyizen incelenmek üzere Yargıtay 8. Hukuk dairesine gönderilmiş olup yapılan temyiz incelemesi sonunda; dava konusu yerin kadastro çalışmaları yapılırken tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu bu tür yerler için tespit öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayanılarak dava açılabilmesinin makul sürede olması gerektiği ayrıca tespit dışı bırakılan yer için tespit dışı bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar, öncelikle imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıllık sürenin çekişmesiz- aralıksız davacı yararına gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, dava konusu yere ilişkin kadastro tespitinin 15.01.2009 tarihinde yapıldığı iş bu davanın ise 05.04.2012 tarihinde açıldığı bu durumda Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre makul sürenin geçtiği tespit sonrası neden için ise 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek dosya bozulmuş ve bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tespit öncesi sebebe dayalı tescil isteğine ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizce makul sürenin geçtiğinden bahisle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.11.2012 tarihli ve 2012/133 Karar sayılı kararı bozulmuş ise de dava konusu yer ile ilgili bir tespit yapılmadığı ve bir sürenin söz konusu olmadığı, bu konudaki bozma sebebinin maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazının yukarıda açıklanan nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.