Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/805 E. 2021/3533 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/805
KARAR NO : 2021/3533
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetintden yoksun bırakma, nitelikli tehdit, kasten yaralama, resmi belgede sahtecilik, nitelikli hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, uyarlama yapılmasına yer olmadığı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kararda mağdur isminin, … yerine Kılınç yazılması maddi hata olarak kabul edilmiş;
5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20,00 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 14,00 TL yargılama giderinin sanık …’den tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı ise de, anılan hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
I- Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik nitelikli tehdit; mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ile hükümlü … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçu ile sanık … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlü …’nin suç tarihi itibariyle eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK’nin 350/1-3, 80, 59. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 204/1, 43, 62. maddelerinin; hükümlü …’in suç tarihi itibariyle eylemine uyan nitelikli hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/1, 151/1. maddelerinin, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanması sonucunda, 5237 sayılı TCK’nin hükümlü yararına bir hüküm içermediği ve 765 sayılı TCK’nin açıkça hükümlü yararına olduğu dikkate alınarak, bu suçlar yönünden uyarlama talebinin reddi ile eski hükümlerin infazına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler …, … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, resmi belgede sahtecilik suçu ile mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin çıkartılarak, yerine “Resmi belgede sahtecilik suçu ile mağdur …’e yönelik nitelikli hırsızlık suçu yönünden eski hükümlerin aynen infazına, uyarlama talebinin reddine” ibaresi eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan uyarlama yapılmasına yer olmadığına dair hüküm ile mağdur …’a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve dosya içeriğine göre; cinsel ilişki için mağdur … ile otele gitmek için anlaşan hükümlü …’nin diğer hükümlü … ile mağduru araçla Ankara dışına çıkarıp parasını, cep telefonunu ve ziynet eşyalarını yağmaladıkları olayda;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre hükümlünün eyleminin, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 499/1-2.cümle ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-c-h; 109/2, 3-a-b, 109/5. maddelerine uyduğu, karşılaştırmanın buna göre yapılarak 765 sayılı TCK’nin lehe olduğu belirlenip uygulanması gerekirken, karşılaştırmanın 765 sayılı TCK’nın 497/1, 59/2. maddelerine göre yapılmak suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Hükümlü …’nin mağdur …’ı alınan doktor raporuna göre vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 120 gün iş gücüne engel oluşacak şekilde silahla yaraladığı eylemde, uygulama yapılırken sanığın eylemine uyan 765 sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın sanığın eylemine uyan 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değiştirilen 87. maddesinin değişiklik öncesi ve sonrası halleri ile karşılaştırma yapıldığında 5237 sayılı TCK’nin lehe olduğu belirlenip mağdurda oluşan kemik kırığı nedeniyle TCK’nın 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile hükümlü … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 01.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.