Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1654 E. 2021/5607 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1654
KARAR NO : 2021/5607
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında 04/06/2012 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli yağmaya teşebbüs ve tehdit suçlarından verilen 1 yıl 4 ay 20 gün ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile ilgili olarak 24/10/2013 tarihinde hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararlar 28/11/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde Askeri Ceza Kanununa mualefet suçunun işlenmesi nedeniyle hükümler 04/03/2020 tarihinde açıklanmıştır ve bu hükümler suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” denilmektedir.
Kanun’un amir hükmü ve Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-ü nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.
Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince;
5271 sayılı CMK’nın sistemine göre, 223. maddede belirtilen nihai hükümler (mahkumiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler.
Olağan kanunyolları istinaf ve temyizdir.
5271 sayılı CMK’nın 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Ancak;
İstinaf mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’daki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.
Suça sürüklenen çocuk hakkında her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden 24/10//2013 tarihinde hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 04/03/2020 tarihinde, yani Bölge Adliye Mahkemeleri’nin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükümlerin açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibariyle bu hükümlerin istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 5271 sayılı CMK’nın 264/1-2. maddesi hükümleri uyarınca kanun yolunda yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na gönderilmesine, 22/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.