Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11735 E. 2013/11701 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11735
KARAR NO : 2013/11701
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 22.08.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece; tapu kayıt maliklerinin tamamının, ölü iseler mirascılık belgesine göre belirlenecek mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği ancak ihtarlı davetiyeye ve verilen makul süreye rağmen davacı tarafça bu hususun yerine getirilmediği gerekçesi ile HMK’nın 320. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 320. maddesinde basit yargılama usulüne tabi davalarda uyulması gerekli kurallardan bahsedilmektedir. Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen “Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir” hükmü, tarafların dilekçelerin verilmesi aşamasından sonra, dilekçeler ve dosyada yer alan deliller yeterli görülüyorsa ayrıca ön inceleme yapmadan ve duruşma açmadan da karar verilebileceği anlamındadır. Başka bir ifade ile bu hüküm basit yargılama usulünde kanun koyucu tarafından yazılı yargılama usulünden farklı olarak yargılamanın daha kısa sürede tamamlanabilmesi için düzenlenmiş olup kanunun amacına aykırı olarak davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında, yazılı yargılama usulündeki ön inceleme aşamasının yerine geçecek olan ilk duruşmada nelerin yapılabileceği, üçüncü fıkrada ise basit yargılama usulünde tahkikatın nasıl yürütüleceği belirtilmiştir.
Oysa somut olayda mahkemece, taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilmemiş, davacıya gönderilen muhtırada kimin davaya dahil edileceği ve kimin veraset ilamının istendiği de belirtilmeden tarafların yokluğunda yapılan yargılama ile dava reddedilmiştir.
Öte yandan, dosya kapsamına göre bir kısım davalıların murisi olduğu anlaşılan…’ın veraset ilamını almak için davacıya yetki ve süre de verilmeden, usulsüz olarak düzenlenen muhtıra davanın reddine gerekçe yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.