YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17220
KARAR NO : 2013/10224
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 35.100,00- TL asıl alacak, 6.604,24- TL işlemiş faiz toplam 41.704,24- TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsiline yönelik icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun hasız ve yersiz yere takibe itiraz ettiğini belirterek itirazının iptaline, takibine devamına ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 35.100,00- TL asıl alacak, 6.604,24- TL işlemiş faiz toplam 41.704,24- TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut delillerin takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kira bedellerinin gününde ödenmemesi nedeniyle kararlaştırılan % 3 gecikme zammına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2. maddesinde, Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346. maddesindeki bu yasal düzenlemenin
kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte, 6217 Sayılı Yasanın geçici 2. maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre, kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar 6.maddesinde “kira bedeli gününde ödenmediği takdirde ,kiracı ayrıca aylık %3 oranında gecikme zammı ödemeyi peşinen kabul eder” koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda, mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, Yargıtay HGK.nın 18.02.2004 tarih 2004/10-104 Esas, 2004/94 sayılı kararında belirtildiği şekilde gecikme zammı temerrüt faizi niteliğinde olduğundan TMK.nın 120. maddesi nazara alınmalı tacir olmadığının anlaşılması halinde ise, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmelidir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.