YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7776
KARAR NO : 2021/4514
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
Yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/01/2020 tarihli ve 2019/94781 soruşturma, 2020/1024 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/09/2020 tarihli ve 2020/833 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 28/12/2020 gün ve 94660652-105-16-18702-2020-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/01/2021 gün tarihli ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 28/10/2019 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, şüphelinin 2016 yılında müştekinin tavsiyesi üzerine …Tekstil Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. isimli firmaya iplik satarak karşılığında çek aldığını, sonrasında adı geçen şirketin ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle şüpheliye olan borcunu ödeyemediğini, şüphelinin söz konusu şirketten alacağı dolayısıyla müştekiyi sorumlu tuttuğunu, daha önce de şüphelinin bu konu nedeniyle müştekiye tehdit ve hakarette bulunması nedeniyle müştekinin … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini takiben müşteki ve şüphelinin uzlaştığını, müştekinin olay tarihinde (23/10/2019) ziyaret için gittiği bir müşterisine ait işyerinden arabası ile çıkmaya çalışırken şüphelinin aracın kapısını açarak “bir yere gitmiyorsun, arabadan hemen in” dediğini, müştekinin gitmek istemesine rağmen şüphelinin tehdit ederek müştekiyi araçtan indirdiğini ve …Tesktil isimli iş yerine götürdüğünü, bu iş yerinde şüphelinin müştekiyi ölümle tehdit ederek dokuzyüzbin Türk lirası bedelli dokuz adet senet imzalattığını, müştekinin olay anında ”yardım et zorla senet imzalatıyorlar” şeklinde kendisine (avukatına) mesaj gönderdiğini, müştekinin kendisini aramak istemesi üzerine şüphelinin müştekinin telefonunu ve arabasının anahtarını zorla aldığını, olay yerinde müştekinin yaklaşık 4-4,5 saat tutulduğunu, ihbar üzerine olay yerine gelen polislerin de senet konusunda hiç bir inceleme yapmadan olayın ne olduğu gibi sorular sorarak arabulucu gibi hareket ettiğini, zaten polisler olay yerine gelinceye kadar müştekinin şüphelinin kendisini ölümle tehdit etmesi nedeniyle söz konusu senetleri imzaladığını, olay yerine gelen polislerin de müştekiye yönelik olarak “bundan bir şey çıkmaz siz kendi aranızda halledin” gibi sözler sarfetmesi nedeniyle müştekinin yaşadığı korkudan dolayı olay tarihinde şikayetçi olamadığını beyan etmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı
Soruşturma kapsamında, şüphelinin alınan ifadesinde özetle, müştekinin kendisine kefillikten dolayı borcu olduğunu, müştekinin kendisinden çek aldığını, çekin arkasını cirolayarak müştekinin iplik satın aldığı Ena tekstil isimli firmaya verdiğini, müştekinin bu firmaya borcunu ödememesi nedeniyle çekte yazılan borcu kendisinin ödediğini, müştekinin muhtelif zamanlarda şahsi hesabından 80.000 dolar çektiğini, bu borçları da ödemediğini, olay günü tesadüfen müşteki ile karşılaştığını, müştekinin borçlarını ödemek istediğini söylemesi üzerine …tekstil isimli firma yetkilisinin odasına çıkarak görüştüklerini, müştekinin borcunun tamamını ödeyemeyeceğini, taksitlendirmek istediğini söylemesi üzerine aralarında 900.000 Türk lirası bedelli dokuz adet senet düzenlediklerini, müştekinin hiç bir zorlama olmaksızın senetleri imzaladığını, senetlere ilişkin aralarında protokol düzenlediklerini, olay günü görüşme esnasında müştekinin polis çağırdığını, ancak olay yerine polisler geldiğinde müştekinin polislere ” benim …’e borcum var, bu sebeple senet düzenliyoruz bu senetlerdeki imzalar bana aittir ve kendi isteğim ile imza attım herhangi bir şikayetim bulunmamaktadır.” şeklinde beyanda bulunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca toplanan bilgi ve belgelerden müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin yüklenen suçları işlediğini gösterir dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunamadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmış ise de;
Olay tarihinde müşteki tarafından Avukatı …’e ait olduğu belirtilen telefon hattına, suçun işlendiği iddia edilen yere ait konumun gönderilmesini takiben, “Yardım et zorla senet imzalatıyorlar” şeklinde mesaj gönderildiğine ilişkin dosyaya ibraz edilen belge sureti, olay anında zorla senet imzalatıldığına ilişkin 155 Polis İmdat hattına yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurları tarafından tutulan 23/10/2019 tarihli tutanak içeriği ile taraf ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarının tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, müştekinin şüpheliye toplam 900.000 Türk lirası bedelli 9 adet senet imzalamasına esas teşkil eden hukuki ilişkiye ilişkin belge örnekleri (çek, protokol, senet, fatura, banka hesap hareketleri vs.) ile taraflar arasında söz konusu ilişkiden kaynaklı husumet nedeniyle adli makamlara (İcra Dairesi, Mahkeme, Cumhuriyet Başsavcılığı) yansıyan belge suretlerinin dosyaya temin edilerek şikayet konusunda her türlü delil araştırıldıktan sonra, şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150. maddesinde düzenlenen hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla yağma suçunu da oluşturabileceği nazara alınarak, şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheli … hakkında … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/09/2020 tarihli ve 2020/833 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.