YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8087
KARAR NO : 2021/1825
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : KUMLUCA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda;davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında verdiği karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle, duruşma günü olarak belirlenen 23/02/2021 tarihinde davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…. geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının baldızı olduğunu, borcun doğmasına olanak sağlayan evin dava dışı kayınvalidesi Hatice tarafından kendisine verilen vekaletle 200.000 TL’sini 3. kişiye sattığını satış bedelinden 92.000,00 TL’sinin eşi adına çekilmiş olan konut kredisine yatırıldığını, geriye kalan 108.000,00 TL’sinin kayınvalidesi tarafından yeni bir ev alınırken ödenmesi için kendisine verildiğini ve bunun karşılığında senet verdiğini, kayınvalidesi adına ev satın alarak senet bedelini ödemiş olduğunu, ancak senedin iade edilmediği gibi senedi ciro ile elinde bulunduran davalı tarafından aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince de; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/04/2017 tarih 2014/276 Esas 2017/186 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, Kumluca İcra Müdürlüğünün 2014/1365 esas sayılı takip dosyasına konu edilen 26/08/2013 tanzim tarihli 15/01/2014 vadeli 110.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının yemin deliline de başvurduğu gerekçesi ile duruşma açılarak davalı asile yemin davetiyesi tebliğ edilmiş, duruşmaya gelmeyen davalı asilin yemin konusu vakıaları ikrar ettiği kabul edilerek davacının istinaf talebi kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmiştir.Tebligat, dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için, usulüne uygun olarak yapılan tevsik işlemidir. Muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak kimselerin muhatabın adresinde, muhatapla birlikte oturmaları şarttır. Ayrıca muhatap adına kendilerine tebligat yapılması caiz olan kimselerin muhatapla arasında menfaat çatışması varsa muhatap adına kendilerine tebligat yapılamaz. Dosya içeriğinden; Bölge Adliye Mahkemesince davalı asile çıkartılan şerhli yemin davetiyesinin “… Sokak, No:4 …”adresine 11/09/2019 tarihinde aynı konutta yaşayan kayınbabası imzasına tebliğ edilmiş olduğu ancak davalının eşi ile Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/121 E. ve 2018/144 K. sayılı dosyası ile boşandığı ve kararın 30.03.2018 tarihinde kesinleştiği bu durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece; davalı asile yemin davetiyesinin Tebligat Kanun ve Tüzüğüne uygun tebliğinin sağlanarak hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yapılan usulsüz tebligat sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3.050,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, HMK’nın 373/2.maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.