YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1528
KARAR NO : 2021/3164
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2016 gün ve 2012/2 E. – 2016/353 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 11.10.2018 gün ve 2016/12923 E. – 2018/6249 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekilleri, davacı …’in eşi ve diğer davalıların babası …’in diğer kardeşleri ile birlikte 1967 yılında … ve Kardeşleri, … Biraderler İnşaat ve Ticaret Kollektif Şirketi’ni kurduklarını, 5 kardeşin ortaklığı ile kurulan şirketin inşaat şirketi olarak liman, rıhtım, mendirek ve benzeri deniz yapıları konusunda ihtisaslaştığını, yasal mevzuat gereği kollektif şirket adına mal alınması söz konusu olmadığından yapılan gayrimenkul yatırımlarının 5 kardeş üzerine veya o an için kim uygunsa o kişinin adına tapuda tescil edildiğini, dava konusu gayrimenkulün de davalı … adına tapuda kaydedildiğini, dava konusu arsa üzerinde bulunan otel inşaatının da kollektif şirketin geliri ile yapıldığını, yapım aşamasından sonra bir turizm şirketine üç yıllığına kiraya verildiğini, alınan peşin para ile tefrişatının gerçekleştirildiğini, davalının kendi mülkiyetindeki oteli işletmeye açıldıktan çok sonra 1990’lı yıllarda hakim hissedar olarak kurduğu … Biraderler Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmeye devam ettiğini, kollektif şirket ortaklarından M. … ve … ‘in 1984 yılında ölümlerinden sonra payların ölen ortakların eşleri adına tescil edildiğini, şirketin hayattaki ortaklarının, vefat edenlerin mirasçılarına tapuda pay vermek istemediğini, buna karşın kendi üzerlerindeki mal varlıklarında müvekkillerinin hakları olduğunu da inkar etmediklerini, kalan üç ortağın gelirlerden istifade edip işi zamana bırakmayı tercih ettiklerini, müvekkillerini, gelirlerden mahrum bıraktıklarını, şirket ortaklarından Fikri …’in dava konusu taşınmazdaki kendi hissesi ile ilgili dava açtığını ve dava tapunun iptali ve Fikri …’in 1/5 hissesi oranında adına tescili ile sonuçlandığını, kararın kesinleştiğini, bu kararın müvekilleri yönünden emsal teşkil ettiğini, müvekkillerinin diğer ortakların mal varlıkları üzerinde hakları olduğu, ortaklar arasında yapılan rıza’en taksim sözleşmesi ve ortaklar arası yazışmalardan da açıkça anlaşıldığını, bu durumun diğer ortaklar tarafından da kabul edildiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı Kuşadası İlçes… Mahallesi … Ada, … Parsel (Yeni parsel 128) numaralı taşınmazın tapu kaydının 1/4’ünün davalı üzerinden terkini ile müvekkilleri adına tesciline (Tüm tapu kaydının 1/5’inin davacılar adına tesciline) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, … ili Kuşadası ilçes… Mahallesi … ada … no’lu parseldeki taşınmazın davalı … adına kayıtlı tapu hissesinin ¼‘ünün (tüm tapu kaydının 1/5) davalı üzerinden terkini ile davacılar adına kayıt ve tesciline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.