YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2931
KARAR NO : 2021/2022
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2018 tarih ve 2007/456 E. – 2018/412 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2018/1663 E. – 2019/534 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacı bankadan kullandıkları kredi nedeniyle davacının alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotekli taşınmaz bedelinin davalı alacağını karşılamaya yetmemesi nedeniyle davalılar aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, kendisinin kredi borçlusu olmadığını, asıl borçlu dava dışı şirketin kefili olduğunu, kullanılan kredinin bankaya geri ödenmesinden sonra kendisinin asıl borçlu şirket ortaklığından ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar vekili yargılama aşamasında, davalıların sadece 1999 tarihli 12.000 YTL bedelli kredi sözleşmesine kefil olduklarını, bu kredi borcunun ödendiğini savunarak davanı reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, davacı tarafından ibraz edilen 28.01.1998 tarihli 10.000,00 YTL limitli genel kredi sözleşmesinin takip ve dava konusu sözleşme olmadığı, takibe konu edilen 20.07.1999 tarihli 12.000,00 YTL bedelli kredi sözleşmesinin ibraz edilmiş suretinin okunaksız olduğu, sözleşme aslının veya okunaklı suretinin ibraz edilememesi nedeniyle bu sözleşmede düzenlenen hak ve yükümlülüklerin tespit edilemeyeceği, davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, TBK’nın 485 vd. maddelerine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için kefilin sorumlu olacağı miktarın açık ve net olması, sözleşmenin kefili tarafından imzalanması gerektiği, davalı …’nun 19.06.2008 tarihli ve davalılar vekilinin 30.12.2008 tarihli beyan dilekçelerine göre dava dışı borçlu şirketin 1999 yılı 12.000,00 YTL limitli sözleşmenin kefili olduğunun ikrar edildiği, davacı tarafça ise davacıya tanınan kesin sürelere rağmen 22.07.1999 tarihli sözleşme aslının ibraz edilemediği, istinaf incelemesi sırasında alınan bilirkişi raporunda da takibe konu alacağın 22.07.1999 tarihli sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak tespit edilemediği, davanın bu nedenle reddi gerekirken değişik gerekçeyle reddin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.