Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/12518 E. 2013/5352 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12518
KARAR NO : 2013/5352
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı ve davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalılar adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın davalı … Oluklu payı bakımından kabulüne, diğer davalı … payı ile ilgili talebin reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı … Oluklu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı … Oluklu vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı … Oluklu vekilinin fiili taksim savunmasına ilişkin temyiz itirazına gelince;
2.Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir.Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz.Örneğin, taksim, bağışlama ve eylemli kullanma durumunun gerçekleşmesi halinde cereyan etmez.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan birisi kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; Davalı … Oluklu vekili cevap dilekçesinde fiili taksim savunmasında bulunmuştur. Önalım hakkına konu payın bulunduğu taşınmazdan adı geçen davalının 20.7.2010 tarihinde 10.000 TL bedelle pay satın aldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, fiil taksimine ilişkin olarak taşınmaz mahallinde keşif
yapılmamış, davalı tanıkları dinlenmemiştir, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Yukarıda belirtilen esaslar ve 14/02/1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her safhasında ileri sürülebilecek fiili taksim olgusunun araştırılarak taşınmaz üzerinde eylemli kullanma olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.