Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/11586 E. 2013/4947 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11586
KARAR NO : 2013/4947
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen 25 Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas Sayılı Dosyasında
DAVA TÜRÜ : Alacak ve menfi tespit

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve menfi tespit davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, kiraya verene verilen teminat (depozito) bedelinin iadesi, birleşen dava ise kiraya veren tarafından kira alacağının tahsili için yapılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı … Ldt. Şti. asıl dava dilekçesinde; davalıya ait taşınmazı 15.02.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira sözleşmesi imzalanırken davalı kiralayana 10.624,00-TL depozito verdiğini, kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen depozito bedelinin iade edilmediğini belirterek, 10.624,00-TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ve yargılama sırasında ki beyanlarında, davacının henüz dava açma hakkı olmadığını, davalının elektrik, su ve kira borcu gibi borçlarının olduğunu, davalının borçlarını ödemeden kiralananı boşaltarak gittiğini, davacı hakkında kira alacağı nedeniyle Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2009/19385 dosyasından devam eden icra takibi olduğunu, ayrıca 2007 mart ayı elektrik borcu 1448,57 TL, 2007 yılı Nisan ayı elektrik borcu 1946,62 TL, 2007 yılı Mayıs ayı elektrik borcu 910,00 TL nin ve 2008 yılı Ağustos ayı elektrik borcu 1297,87 TL nin ödenmediğine dair borç sorgulama makbuzları ile 2008 yılı Ağustos ayı elektrik borcu olan 1297,87 TL nin kendisi tarafından ödendiğine dair tahsilat makbuzunu dosyaya ibraz etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise, … A.Ş. ile … ve … Ltd Şti. vekili, asıl dava davalısı …’ın müvekkilleri hakkında 15.06.2006 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine istinaden kira alacağının ödenmediğinden bahisle, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2009/19865 E. sayılı takip dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, müvekkili …’in sözleşmede kefil olduğundan, takibe konu edilen dönem kira borcundan sorumlu tutulamayacağını, diğer müvekkili… Ltd Şti’nin sözleşmede taraf olmadığından kira borcundan sorumlu tutulamayacağını, haklarında yapılan takibin haksız olduğunu, müvekkili … Ltd Şti’nin ise kiralananı 01.05.2007 tarihinde tahliye ettiğini, bu tarihe kadar olan kira paralarını da ödediğini, ayrıca kiralanan 05.05.2007 tarihinde davalı tarafından kiraya verildiğinden ve davalıya borcunun olmadığından bahisle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı kiralayan menfi tespit davasına konu icra takibindeki 67.000 TL kira alacağından 56.000 TL sinden menfi tespit davası açılmadan önce takip dosyası üzerinden feragat ettiğinden, mahkemece 11.000 TL alacak yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Mahkemece, kiralananın 15.06.2007 tarihinde yeninden kiraya verildiği, taşınmazda 07.06.2007 tarihinde yapılan delil tespitinde dahi kiralanın davalıya teslim edilmediği, davalının 15.05.2007-15.06.2007 tarihleri arasındaki mayıs ayı kirası bakiyesi 3000 TL ve ayrıca ödenmeyen 2007 yılı Mart, Nisan ve Mayıs ayı elektrik borçları toplamı 4305,40 TL olmak üzere toplam 7.305,40 TL’den kiracı olan asıl dava davacısının sorumlu olduğu ve bu miktarların depozitodan mahsup edilerek, 3.318,60 TL’nin iadesinin talep edilebileceği, asıl davanın kısmen kabulü ile 3.318,60 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davada ise …’in takibe konu dönemde kefalet sorumluluğunun olmaması, … Ltd Şti’inin ise kira sözleşmesinde taraf olmaması nedeniyle, kira sözleşmesine istinaden 11.000 TL alacak istemiyle yapılan takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, … yönünden ise takas ve mahsup talebi ile ilgili olarak asıl davada değerlendirme yapılmış olduğundan, bu konu ile ilgili ayrıca karar verilmesi gerekmediğine karar verilmiş, hüküm davalı ve katılma yolu ile de Davacı … Hiz. Ltd Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının asıl davada depozitodan mahsup edilen 2007 yılı Mart, Nisan, Mayıs ayları elektrik borcuna ilişkin temyiz itirazına gelince; davalı vekili asıl davada davacının elektrik borcu olduğunu belirterek, söz konusu aylara ve 2008 yılı ağustos ayına ilişkin olarak elektrik borçlarının ödenmediğini gösteren borç sorgulama belgesi ve 2008 yılı Ağustos borcunun müvekkili tarafından ödendiğine dair ödeme makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir. Davalı vekili, davacının 2007 yılı Mart, Nisan, Mayıs elektrik borçlarını ödemediğini iddia etmiş ise de, müvekkilinin bu aylara ilişkin bir ödemede bulunduğunu
belirtmediği gibi, bu aylara ilişkin davalı tarafından ödeme yapıldığına dair makbuzda ibraz etmemiştir. Kaldı ki, davalının sunduğu borç sorgulama makbuzlarına göre de elektrik abonesinin davacı şirket olduğu görülmektedir. Ayrıca, elektrik İdaresinden, elektrik abonesinin kimin adına olduğu, davacının kiracı olduğu döneme ilişkin borç bulunup bulunmadığı ve ödeme yapılmış ise kim tarafından yapıldığı sorulmamıştır. Belirtilen şekilde elektrik borcunun varlığı ve mahsup imkânı olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ile depozito alacağından mahsubuna karar verilmesi doğru değildir.
3-) Davalının birleşen davadaki vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmeleri gibi bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. Yargılama neticesinde, davacı …Ş. yönünden, davacının takibe konu 3000 TL kira alacağına ilişkin olarak borçlu olduğunun anlaşılmasına göre, birleşen davada da ret ve kabul oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm 2 ve 3 no’lu bentlerde yazılı nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 no’lu bentlerde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.