Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/36 E. 2021/4973 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/36
KARAR NO : 2021/4973
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, olay öncesinde mağdur …’nın işyerinde çalışıp çalışmadığı çalıştı ise süresi ve belirli ve/veya belirsiz iş akdi nedeniyle sanığın yakınandan herhangi bir alacağının ve/veya ödenmeyen sigorta prim borçlarının bulunup bulunmadığı işyerine ait ilgili, belge ve defterlerden resen araştırılıp tespit edilmesinden sonra, sanık …’ın mağdur …’dan istediği 40.000 TL alacak miktarı ile işyerinde çalışması nedeniyle doğan alacak ve/veya ödenmeyen sigorta prim borçlarıyla oranlaması yapılarak arada açık bir nispetsizlik veya aşkın bir talep olup olmadığı saptanıp sanık …’ın mağdurlar … ve …’e yönelik eyleminin bir bütün halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilip hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Oluş, dosya kapsamı, sanık …’ın yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nın 150/1. maddesi yollamasıyla 106/1-1 cümle maddesinde düzenlenen tehdit ve yaralama suçlarından hüküm kurulması gerekirken müstakil tehdit ve yaralama suçlarından hükümler kurulması,
b- Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1 cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c- T.C. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince müdafii ve vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretlerinin sanıktan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.