Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2104 E. 2021/3092 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2104
KARAR NO : 2021/3092
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/09/2019 tarih ve 2019/67-2019/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların Özyolçatı Petrol Ltd. Şti.’nin ortağı olduklarını ve İstanbul’da ikamet ettiklerini, Malatya’da faaliyette bulunan şirketin işlerini takip etmeleri için davalılara yetki ve vekalet verdiklerini, ancak davalıların bu yetki ve vekaletleri kötüye kullanarak ve davacıların imzalarını taklit ederek sahte satış kararları alarak şirkete ait birçok aracı ve taşınmazı satıp davacılara zarar verdiklerini, şirketin vergilerini ödemeyerek davacılara vergi cezası gelmesine neden olduklarını, bu nedenle Akçadağ Mal Müdürlüğü’nce davacıların banka hesaplarına bloke konulduğunu, mallarının haczedildiğini ve tabancalarının taşıma ruhsatının iptal edildiğini ileri sürerek davalılara verilen yetki ve vekaletin kötüye kullanılması sonucu oluşan zararın bir kısmının karşılığı olan 100.000,00 TL’nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 6762 sayılı TTK’nın 556. maddesi yollaması ile aynı yasanın 309. maddesi uyarınca şirket ortaklarının, şirket müdürlerinin şirketi kötü yönetmeleri nedeni ile uğradıkları dolaylı zararların tahsilini isteyebilecekleri gibi doğrudan zararların ise 818 sayılı BK’nın 41. maddesi uyarınca kendilerine ödenmesini isteyebilecekleri, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2012/6721 Esas, 2013/8086 Karar sayılı bozma ilamı gereğince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalılar …, … ve … açısından açılan davaların esastan reddine, davalılardan … açısından açılan davanın davacıların Akçadağ Mal Müdürlüğüne ödemiş oldukları vergi borcundan dolayı 265.611,05 TL’lik vergi borcunun 15. ve 18. taksitlerinin toplamı olan 29.512,29 TL’nin 1/4’ü olan 7.378,07 TL’nin davalı …’dan alınarak davacı …’na ödenmesine, bedele dava tarihinden itibaren değişen oranlarda davanın açıldığı tarihte geçerli olan ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin olan bütün taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davalılardan … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de vergi cezasına esas olan Malatya 1. Ağir Ceza Mahkemesi kararı incelendiğinde 2002 yılı vergi döneminde gerçeğe aykırı ve yanıltıcı belge uydurma ve kullanmadan dolayı sanıklar hakkında ayrı ayrı 15’er aylık hapis cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, söz konusu kesinleşmiş kararla şirketin 2002 yılı vergi cezalarından sorumlu kişilerin davacılar …, …, … ve davalı … olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu usulsüz işlemler nedeni ile şirket aleyhine 265.611,05 TL vergi borcu tahakkuk etmiştir. Bu durumda bu vergi borcu nedeni ile 15. ve 18. taksitleri ödediği kabul edilen davacı …’nun, bizzatihi vergi borcunun doğumundan, 2002 yılında yönetici sıfatı ile sorumlu olması nedeniyle sorumluluk davası yoluyla bu meblağı davalı …’dan talep edemeyeceği gibi mahkemece karar altına alınan meblağlar 27.12.2007 tarihinde açılan dava tarihinden sonra 30.09.2013 ve 27.03.2014 tarihlerinde ödendiğinden dava tarihi itibari ile muaccel ve talep edilebilir bir alacak da bulunmamaktadır. Her dava açıldığı tarihteki dava şartlarına göre değerlendirilir. Bu nedenle açılan davanın tamamen reddi gerekirken mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı … yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalılar …, … ve … açısından davanın reddine karar verilmiş ise de davalı … için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine rağmen davanın esası yönünden herhangi bir karar verilmemiş olması dahi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 30/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.