Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/7792 E. 2013/10140 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7792
KARAR NO : 2013/10140
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
… Sulh Hukuk Mahkemesinin…/… Esas Sayılı Dosyasında
DAVA TÜRÜ : Kira alacağı, tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira alacağı, tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kira alacağının tahsiline, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm red edilen tahliye istemine hasren davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 18.07.2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli 191 ada 90 parsel ile 18.07.2006 başlangıç tarihli 3 yıl süreli 191 ada 91 parsele ait boş arazı kira sözleşmeleri konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her iki sözleşmede yıllık kiranın 3 er aylık 4 eşit tasitle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Genel şartnamenin 13. maddesi ”Kira süresi sona ermeden faaliyetini durdurması sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmememesi hallerinde, kira sözleşmesi 2886 Sayılı Kanunun 62. maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın fesih edilir. Kesin teminat irad kayıt edilir ve son bu yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir.” Hükmüne yer verilmiştir. Davalının kira bedellerini ödemediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinden doğan kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle aktin feshi ve tahliye istemi Türk Borçlar Kanunun 315. (818 Sayılı Borçlar Kanunun 260.) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeden dolayı aktin feshi ve tahliye istenebilmesi için Türk Borçlar Kanunun 315. (818 Sayılı Borçlar Kanunun 260.) maddesindeki şartların gerçekleşmesi ve davacının da buna dayalı olarak tahliye isteminde bulunması gerekir. 2886 Sayılı Kanunun 62. maddesi genel hükümlere ilişkin bir madde olup, kira bedelinin sözleşmede belirlenen sürede ödenmemesi, bu madde gereğince davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshini gerektirmez. Bu nedenle, davalı kira sözleşmesine göre kiracı olarak kiralananda bulunduğundan fuzuli şagil olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. O nedenle, kira bedelinin ödenmesi için TBK.nun 315. (818 Sayılı Borçlar Kanunun 260.) maddesine göre keşide edilmiş bir ihtar olmadığı gibi, ihbarda temerrüt nedeniyle aktin feshi ve tahliye istemi de olmadığından davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle red edilmesi doğru değilse de, bu yanlışlığın düzeltilmesi için kararın bozulup yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden, sonuç itibariyle doğru olan kararın gerekçe değiştirilerek 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek, HUMK.nun 438. maddesi uyarınca düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.