YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8123
KARAR NO : 2021/1832
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı … vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 23/02/2021 tarihinde davacı asil … ile bir kısım davalılar vekili Av. … ve diğer davalılardan … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalılardan 14.09.1977 tarihli noterde yapılan gayrimenkul satış sözleşmesi ile 36.000,00 TL bedelle bir taşınmaz satın aldığını, satış bedelini ödediği halde taşınmazın zilyetliğinin ve tapusunun kendisine devredilmediğini, davalıların da bu taşınmazın tescili için dava dışı belediyeye karşı açtığı davanın derdest olduğunu, haksız bir şekilde yerine getirilmeyen bu sözleşme gereği davalılara ödediği 36.000,00 TL nin alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve sözleşmeden cayma ceza-i şart bedeli olan 100.000,00 TL nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşme tarihi göz önüne alınarak dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle reddine dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 09/05/2016 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlem ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka usule ilişkin kazanılmış hak denir. (Prof Baki Kara Hukuk Mahkemeleri Usulü Cilt V sayfa 4737) Usuli kazanılmış hakka ilişkin yasal bir düzenleme mevcut değilse de gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında bu husus kabul edilmiştir. Usuli Kazanılmış haklardan birisi de Yargıtay bozma ilamına uyulması ile oluşur. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla artık bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılması zorunluluk haline gelir. Mahkeme bozmaya uyma kararı ile bağlıdır. Bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
13. Hukuk Dairesi’nin önceki bozma ilamında (09/05/2016 tarih, 2016/9432-2016/12483), taşınmazın zilyetliğinin ve tapusunun davacıya devredilmediği anlaşılmış ise de dava konusu taşınmazın davalılar adına tescilinin de dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği, bu nedenle dava tarihi itibariyle sözleşme gereği ifa imkansız hale gelmediğinden zamanaşımının dolduğundan bahsedilemeyeceği vurgulanmıştır. Buna göre de tarafların delil ve karşı delilleri toplanarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği hususuna değinilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası 23.10.2018 tarihli 1. celsede bozmaya uyulmasına karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararda, her ne kadar bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de şeklinde ifade ile davanın yeniden zamanaşımının dolması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ne var ki, 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamında zamanaşımının dolmadığının nitelendirilmesi ve bozmaya uyulması karşısında, yeniden aynı şekilde zamanaşımının dolduğundan bahisle red kararı verilemeyeceği açıktır. Buna göre, verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.