Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11535 E. 2021/1809 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11535
KARAR NO : 2021/1809
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının bozmaya uyularak mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; …den 28/08/2006 tarihli fatura ile diğer davalının ithal ettiği … plakalı Land Rover marka arazi tipi taşıtı uygunluk sertifikası ile … şubesinden satın aldığını, aracı satın aldığı tarihten itibaren sürekli olarak yakıt pompası,akü aksamı ve sair motor arızalarının başgösterdiğini,arıza ve tamirlerin artık çekilmez bir hal aldığını belirterek aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; dava açılana kadar herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, 4077 SK.nun 4.maddesinde belirtilen 30 günlük hak düşürücü süre ve 2 yıllık zamanaşımının geçtiğini, üretim hatasından kaynaklanan ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına dayandığını, servis kayıtlarına göre; davacının yetkili servise bildirdiği şikayetlerin aracın periyodik bakımı, davacının kendi kusuru ile meydana getirdiği hasarlar ve aracın kullanımını etkilemeyen şikayetler olduğunu, davacının seçimlik haklardan ücretsiz onarım hakkını tercih ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş olup kapatılan 13.Hukuk Dairesinin 04.10.2011 günlü 2011/6897 Esas 2011/13863 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; bu kez davacı yanca temyiz talebinde bulunulmuştur.
1-Dava, ayıplı araç nedeniyle yenisi ile değişim talebine ilişkindir. Aracın satın alındıktan itibaren 3 yıl içerisinde müteaddit defalar yakıt pompası, akü aksamı, motor arızası vb. sebeplerle servise götürüldüğü iş emirleri ve faturalar kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece ilk kararda ayıp nedeniyle ihbar süresine uyulmadığından davanın reddine karar verilmişse de; davacının servis başvurularının ayıp ihbarı yerine geçeceği, ayrıca ayıp ihbarında bulunma zorunluluğunun bulunmadığından bahisle davanın esasına girilmesi gerektiğinden, bozma kararı verilmiştir. Dava açıldıktan sonra, geçirilen kaza sonucu araç pert total olmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davacı yana yeni talebi için kesin süre verilmiş olup, süresinden sonra verilen beyan dilekçesi ve vekilin duruşmadaki beyanlarına göre; mümkünse misli ile değişim bu mümkün olmadığı takdirde de sigortadan 50.000 TL alındığından araç bedeli ile sigortadan ödenen bedel arasındaki farkı talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza yapan aracın dava devam ederken pert total olduğu, sigortadan davacıya 50.000 TL ödendiği, aracın sigorta şirketine verildiği ihtilafsızdır. Bu nedenle artık misli ile değişim talebi mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın pert bedeli ile pert öncesi değeri aynı olduğundan ve aracın tam değerinin davacıya ödendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; aracın satın alındığı 28.08.2006 tarihinde fatura bedeli 74.469,26 TL olduğundan, bu bedelden, davacıya sigorta tarafından pert total işlemi sonucu ödenen 50.000,00 TL düşülerek aradaki fark bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.