Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/4967 E. 2021/2880 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4967
KARAR NO : 2021/2880
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın askerde olması nedeniyle yapılan tebligatı tebliğ alan kişinin Tebligat Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen vasıftaki kişilerden olup olmadığına dair tebligata şerh düşülmediğinden temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Mağdura ait suça konu motosikletin, apartman boşluğundan alındığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içinde yer alan 11/06/2014, 12/06/2014, 16/06/2014, 15/09/2014, 02/10/2014, 25/12/2014 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden duruşmanın kapalı yerine açık yapılması telafisi olanaklı olmadığından, mağdura ait suça konu motosikletin, apartman boşluğundan alındığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde anılan yasanın 142/1-e. maddesi ile uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çoçuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nın 142/1-e. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasının aynı Yasa’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilmesi sırasında hesap hatası sonucu “1 yıl 4 ay” hapis cezası yerine “1 yıl 6 ay” hapis cezası verilip, aynı yasanın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonucu “1 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 53/4. maddesi gereğince 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 100,00 TL sosyal inceleme raporu ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Yargılama giderinin iştirak halinde suç işleyen suça sürüklenen çocuktan ve sanıktan ne şekilde tahsil edileceğine ilişkin kararda açıklama yapılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hırsızlık suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “1 yıl 6 ay” ibaresinin çıkarılarak, yerine “1 yıl 4 ay”; TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “1 yıl 3 ay” ibaresinin çıkarılarak, yerine “1 yıl 1 ay 10 gün” ibarelerinin yazılması ile sonuç cezanın “1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası” olarak belirlenmesine, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ve sosyal inceleme raporu ücretine ilişkin kısmın çıkartılarak “bilirkişi ücreti 100,00 TL yargılama giderinin CMK’nın 324/4 maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesinin ve hükümdeki yargılama gideri kısmına “sanığın ve suça sürüklenen çocuğun sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.