YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1254
KARAR NO : 2013/5205
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dört adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bir adet taşınmaz yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, üç adet taşınmaz yönünden aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların dava konusu… ada … parsel sayılı taşınmazda zemin kat (1) nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazda 20, 21 ve 22 nolu bağımsız bölümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde, mirasın taksimini değil, eşya hukuku kapsamında tarafların miras sebebiyle ortak oldukları dava konusu 20, 21 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin TMK.nun 699. maddesine göre öncelikle her bir ortağa bir bağımsız bölüm düşecek şekilde aynen taksimini, mümkün olmadığı takdirde satışı suretiyle, yine 1 nolu bağımsız bölümünün de satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davaya konu taşınmazlarda her bir ortağın 1/3 oranında miras payı olacak şekilde elbirliği halinde malik oldukları, tapu kayıt örneklerinden anlaşılmaktadır. TMK.nun 699. maddesi uyarınca davaya konu edilen her bir taşınmazın tek tek ele alınarak aynen paylaşılmasının olanaklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazların aynen taksimi mümkün bulunmamaktadır. Üç adet bağımsız bölümden her birinin bir ortağa verilmesi suretiyle ortaklığın giderilmesi hususunda taraflar arasında bir sulh anlaşması da bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda dava konusu bağımsız bölümlerin satışı yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, sulh anlaşması olmadan her bir ortağa bir bağımsız bölüm vermek suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle … ada … parsel sayılı taşınmazda zemin kat (1) nolu bağımsız bölümün satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, … ada… parsel sayılı taşınmazda 20, 21 ve 22 nolu bağımsız bölümler için verilen hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan hüküm kısmı ile ilgili taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011.38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 21.15.-TL’nın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenlerden alınmasına, 25.03.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekilleri, müvekkiline anne ve babasından miras yoluyla intikal eden … İlçesi… Mahallesi 1, 20, 21, 22 nolu bağımsız bölümlerin, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığından paylaşılamadığını, dava konusu taşınmazlardan bitişik olan ve aynı cadde üzerinde bulunan 20, 21 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin her birinin bir mirasçıya verilerek aynen taksimini, 1 nolu bağımsız bölümün ise satış yoluyla ortaklığının giderilmesini istemiş, uygulanacak kanun maddesi belirtilmemiştir.
Bir davada, olayları açıklamak taraflara, davayı nitelendirmek ise mahkemeye aittir. Davacı, davaya konu taşınmazların miras malı olduğunu, paylaşılamadığını bildirmiş, davalılar da buna karşı çıkmamış olup, bu konuda uyuşmazlık yoktur.
Dava, Ahkamı Şahsiye yani tereke davalarına bakmakla görevli Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış ve bu mahkemece karara bağlanmıştır.
TMK.nın 640. maddesi mirası bir ortaklık olarak nitelendirmiştir. Mirasçıların muristen kalan mallar üzerinde paylaşım konusunda anlaşamamaları halinde, açtıkları ortaklığın giderilmesi davası, TMK.nın 699. maddesinde düzenlenen mülkiyet nedenli ortaklığın giderilmesi davası olmayıp, TMK.nın 642. maddesinde düzenlenen, miras nedeniyle ortaklığın giderilmesi, maddenin ifadesi ile mirasın paylaştırılması davasıdır. TMK.nın 642. maddesine göre, mahkemenin gerektiğinde ivaz ilavesiyle herbir mirasçıya bir pay vermek suretiyle miras ortaklığını sona erdirmesi mümkündür. Bu durumda, tereke davalarına bakmakla yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın TMK.nun 642. maddesinde düzenlenen mirasın paylaştırılması davası olarak nitelendirilerek, ivaz ilavesiyle dava konusu 20, 21, 22 nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümlerin her birinin bir mirasçıya verilmek suretiyle, miras ortaklığının giderilmesine karar verilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Mahkeme kararı HGK.nın 27.04.2011 tarih ve 2011/55 esas, 2011/222 karar sayılı kararına da uygundur. Davalı tarafça ivaz bedeline yönelik bir temyiz de bulunmadığından, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun, davanın TMK.nun 699. maddesinde düzenlenen mülkiyete dayalı ortaklığın giderilmesi davası olduğu ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkin görüşüne katılamıyorum. 25.03.2013