Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1983 E. 2021/1446 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1983
KARAR NO : 2021/1446
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.09.2018 tarih ve 2017/250 E. – 2018/194 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.01.2020 tarih ve 2019/1148 E. – 2020/75 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan 04.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesine ve hayvan kredi desteği anlaşmasına istinaden kullanılan kredinin ilk taksidi olan 84.825,00 TL’yi ödemek üzere 04.11.2017 tarihinde davalı banka şubesine gittiğinde davalı bankaca ödeme yapılması istenen hesapta hayat sigortası adı altında yaklaşık 75.000,00 TL borçlandırma yapıldığının öğrenildiğini, oysa taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde ve döneme ait hayvansal destek mevzuatında hayat sigortası yapılmasına ilişkin bir hüküm ve müvekkilinin bu konuda muvafakatinin bulunmadığını, müvekkilinin kredi borcunu ve faizi ödemek ve temerrüde düşmemek için … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 D. İş dosyasında tevdi mahalli olarak tayin edilen davalı bankanın … Şubesine 84.825,00 TL bedelli 04.11.2017 tarihli kredi ilk taksitinin yatırıldığını, ancak gerek daha önceden yatırılan bedellerin ve gerekse tevdi mahalli kararına istinaden yatırılan paranın hayat sigortası prim borcu olarak mahsup edilmiş olduğunu, yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin hesabına gerek … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 sayılı kararı üzerinden yatırılan gerekse öncesinde hesaba yatırılan tüm ödemelerin kredi borcuna istinaden yapılmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka ile imzalamış olduğu 08.11.2010 tarihli 10195 sayılı Genel Tarımsal Kredi Sözleşmesinin 12.6 maddesi gereğince 30.11.2010-31.12.2010 tarihleri arası dönemi kapsayan kredi hayat sigortası yapıldığını ve hayat sigortası prim tutarı olan 259,67 TL’nin kullandırılan kredi tutarı içerisinden tahsil edildiğini, davacının kredi sözleşmesinin 12.2 maddesi gereği süresi biten … nolu hayat sigortası poliçesini 01.01.2011 tarihinde 01.01.2011-31.12.2011 tarihleri arasını kapsayacak şekilde … nolu poliçe ile yenilediğini, krediye ait yenilenen hayat sigortası prim borcunun müşterinin hesaplarında yeterli bakiye bulunmaması sebebiyle davacı ile imzalanan kredi sözleşmesinin 12.1 maddesi gereği davacının hesaplarına borç kaydedilerek poliçe tahsilatının yapıldığını, takip eden 2012 ila 2017 yılları için de benzer şekilde bir işlem yapıldığını savunarak, davanın reddine istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bilgisi ve rızası dışında hayat sigortası sertifikası düzenlendiği, davacının sertifikada herhangi bir imzasının bulunmadığı, davacının işleme ilişkin olarak bilgi sahibi olmadığı, davalı banka tarafından yapılan bu işlemlerin yasal bir zeminin olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı tarafından … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 Değişik iş sayılı dosyası ile yatırılmış olan 60.000,00 TL ve davacının destekleme hesabından tahsil edilen 16.440,91-TL olmak üzere toplamda 76.440,91-TL tutarındaki ödemenin davacının davalı bankaya olan kredi borcu için yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi gereğince davalı bankaca kullandırılan kredi borçlarının ödendiği ancak bankaca ödemelerin bir kısmının hayat sigortası poliçe birimlerine sayıldığı konusundaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının genel kredi sözleşmesinde hayat sigorta poliçesi yaptırması zorunluluğu bulunmadığı, bu konuda davacının talep ve talimatının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış bulunan genel kredi sözleşmesinin 12.6’ıncı maddesinde davalı bankaya kredi borcunun devamı süresince teminat amaçlı olarak kredi borçlusu davacının hayat sigortası yaptırma yetkisinin verildiği, bu kapsamda davalı bankaca hayat sigorta poliçelerinin düzenlendiği ve davacının prim borçlusu olarak borçlandırıldığı, bu borçlarında kredi taksitleri içinde tahsili yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Davalı bankanın sözleşme hükümlerine uygun olarak yaptığı bu işlem sonucunda prim borçlarını kredi taksitleri içinde değerlendirmesi ve davacıya bakiye kredi borcu tahakkuk ettirilmesinde sözleşmeye aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan kredi kullandırım dekontunda da davacının sigorta prim borçlarının gösterildiği davalı banka tarafından savunulduğu halde, mahkemece gerek kredi sözleşmesi hükümleri gerekse ileri sürülen savunma üzerinde durulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.