YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18705
KARAR NO : 2013/4248
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. … geldi. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye edilen taşınmazın ihtiyaca tahsis edilmeyip üçüncü kişiye kiralanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı kiracı dava dilekçesinde; kiracısı olduğu taşınmazın davalı tarafından işyeri ihtiyacına dayalı olarak tahliye ettirilmesinden sonra yasal süre geçmeden başkasına kiralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı davanın reddini savunmuş mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı kiralananı iktisap ettikten sonra işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açmış ve verilen tahliye kararı doğrultusunda 13.12.2007 tarihi itibariyle taşınmazı icraen tahliye ettirmiştir. Davalı tahliye edilen işyerini ihtiyacına tahsis etmemiş, taşınmazın intifa hakkını 07.04.2007 tarihinde beş yıl süre ile ortağı olduğu şirkete ayni sermaye olarak koymuştur. Davalının ortağı olduğu dava dışı şirket de işyerini 01.10.2008 tarihinde üçüncü bir kişiye kiralamıştır. Davacı eski kiracı 08.09.2008 tarihinde açtığı bu dava ile tahliyenin haksız olduğunu, davalının kanuni yasağı bertaraf etmek ve yasa hükmünü dolanmak için hileli yollara başvurduğunu bu suretle tercih hakkı ihlal edilerek taşınmazın 3.kişiye kiralandığını, haksız tahliye sonrası hemen yeni bir işyeri bulamadığını, ticari emtiasının 6 ay süre ile depoda kaldığını, müşteri çevresini kaybettiğini bu nedenle kazanç kaybı yaşadığını, daha yüksek bedelle tuttuğu yeni işyerine yüksek kira ödediğini, ticari itibarının zarara uğradığını, işyerini kapattığından işten çıkan işçilere tazminat ödediğini belirterek uğradığı kayıplar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL maddi , 5.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı maddi tazminat talebini 19.10.2011 tarihinde 93.491,82 TL kadar daha ıslah ettiğin belirtmiştir. Mahkemece davacının ıslah talebi de nazara alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyaca dayalı olarak tahliye edilen taşınmazın kanuni süre içinde mücbir sebep olmaksızın eski kiracısı dışında üçüncü bir kişiye kiraya verilmesi 6570 Sayılı Yasanın 15.maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Davalının kanun hükmüne aykırı hareketi esasen haksız fiili niteliğinde olup zamanaşımı süresinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Davalı, davacının ıslah işlemine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, ıslah edilen bölüm yönünden davanın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Yargı kararları ve öğretide kısmi ıslahta dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı Cilt: II sayfa: 1541 vd.). Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir ( Y.HGK. 20.3.1968 gün ve 1968/9-210 E. ve 151 K., 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E. ve 572 K.sayılı ilamları ). Kısmi davada saklı tutulan bölümün ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığına yönelik davalının savunması hakkında mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmiş değildir. Öte yandan davalının açtığı tahliye davası kabul ile sonuçlanıp kesin hüküm halini aldığına göre o davada hükmedilip tahsil edilen yargılama giderleri istenemez.Yine davacının yeni kiraladığı taşınmaza yönelik zorunlu ve faydalı masraf bedellerini, sözleşme süresi sonunda, kendi kiralayanından istenmesi mümkün olup 6570 sayılı yasanın 15 ve 16.maddelerine göre davalıdan istenemeyeceği açıktır. O halde mahkemece davacının tahliye davasında hükmedilen yargılama giderleri ve yeni kiraladığı işyerine yaptığı faydalı masraflara yönelik davacının talebinin reddi ile birlikte hüküm altına alınan diğer talepler yönünden zamanaşımı iddiasının değerlendirilerek olumlu olumsuz bir kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.