Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3892 E. 2021/2156 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3892
KARAR NO : 2021/2156
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.05.2019 tarih ve 2018/612 E. – 2019/337 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 08.06.2012 tarihinde 3 adet oto taşıyıcı treyler, 01.11.2012 tarihinde 2 adet oto taşıyıcı kamyon ve 06.06.2013 tarihinde 2 adet oto taşıyıcı treyler konulu 3 adet sözleşme imzalandığını, davalı satıcının sözleşmelerde belirtilen sürede araçların davacıya teslimini yerine getirmediğini, araçların geç tesliminden dolayı sözleşmelerdeki düzenlemeler sebebiyle davacının 180.750,00 TL cezai şart alacağının doğduğunu, ayrıca araçların tesliminden kısa bir süre sonra elektrik ve hidrolik sistemlerinde patlamalar olduğunu, kaynak yerlerinden kopmalar meydana geldiğini ve muhtelif yerlerinde arızalar olduğunu, dolayısıyla araçların ayıplı olduğunu, arızaların tamiratından doğan toplam 30.000 TL masrafın da davacı tarafından karşılandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 210.750,00 TL ‘nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmelerdeki edimlerini zamanında ve gereği gibi ifa etmediğini, davacının zamanında yapmadığı ödemeler sebebiyle davalının malzeme alımının geciktiğini ve iş programının sekteye uğradığını, ayrıca davacının treylerin takılacağı araçları zamanında davalıya şirkete teslim etmeyerek gecikmeye sebep olduğunu, geç teslim ve ayıp iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 01.11.2012 tarihli sözleşmenin teslim tarihi başlıklı 3. maddesinde, araçların sözleşmenin imzalanma tarihinden 45 gün sonra alıcıya teslim edileceği, mücbir sebep olması durumunda teslim süresinin 15 gün uzayabileceği, satıcı teslimi geciktirdiği takdirde gecikilen her gün için araç başı 500,00.- TL tazminat ödeneceğinin düzenlendiğini, 01.11.2012 tarihli sözleşme gereğince teslim tarihinin en geç 01.01.2013 tarihi (45 gün + 15 gün) olduğu, … plakalı aracın 06.02.2013 tarihinde teslim edildiği, geç teslim edilen araç için gecikme süresinin toplam 36 gün olduğu, 36 günlük gecikme bedelinin 18.000,00 TL, davacının sözleşme gereği cezai şart alacağını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.000.- TL’nin dava tarihinden itibaren işlkeyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 904,58 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.