YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7233
KARAR NO : 2021/4082
KARAR TARİHİ : 08.03.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde 15-18 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme yaptırılmadan ve yaptırılmama gerekçesi de gösterilmeden hüküm kurulması,
3-Suça sürüklenen çocuğun suç arkadaşları hakkındaki dosyaların akıbeti araştırılarak bu dosyanında incelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Müştekinin hırsızlığın inşaattan yapıldığını iddia ettiği, iddianın doğruluğu halinde suça sürüklenen çocuğun eyleminin 142/1-e kapsamına uyucağı, mahkemece bu husus araştırılmadan TCK’nın 141/1. maddesinden uygulama yapılması,
5-Suç tutanağında ihbarın saat 04:30’da yapıldığının yazılı olduğu, karar başlığında da bu saatin belirtildiği halde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmadığı,
6-Suç tutanağında ihbar üzerine suça konu eşyaların at arabası üzerine yüklü halde yakalandığının belirtildiği, gerekli araştırma yapılarak suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının araştırılarak karar verilmesi gerekirken, tamamlanmış suçtan karar verilmesi,
7-Tutanağa göre ihbar üzerine suça sürüklenen çocuğun ve suç arkadaşlarının çalınan eşyalarla yakalandığı, suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık gösterdiğine dair hareketlerinin neler olduğu karar yerinde açıklanmadan hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanması,
Kabule göre;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereği ceza süresi yönünden suça sürürklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 08/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.