Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/656 E. 2012/1134 K. 31.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/656
KARAR NO : 2012/1134
KARAR TARİHİ : 31.01.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 07.04.2006 tarihli “protokol” başlıklı sözleşme uyarınca bazı edimlerin yerine getirilmesi koşuluyla davacıya bırakılması kararlaştırılan 481 ada 1 sayılı parsel üzerindeki binanın 21 numaralı bağımsız bölümüne ait davalı üzerindeki 1/6 payın tapu kaydının iptaliyle ve kayıttaki haciz şerhleri kaldırılmak suretiyle tescili istemine ilişkindir.
Davalı, protokolün haricen düzenlendiğini, yapıldığı tarihte arsa sahibi olan mirasbırakanı …’nün sağ olduğunu, kaldı ki edimlerin yerine getirilmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalı mirasbırakanı olduğu anlaşılan … ile dava dışı … Ltd. Şti. arasında 17.03.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin mahkeme hükmüyle feshedildiği, … mirasçılarının 07.04.2006 tarihinde yapıda yükleniciden bağımsız bölüm alan ve davacının da aralarında bulunduğu kişilerle sözleşme yaptıkları, bu sözleşmede yazılı koşulların yerine getirilmesi halinde bağımsız bölüm tapularının yükleniciden satın alan kişilere verileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
07.04.2006 tarihli sözleşme, 17.03.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden bağımsız yeni bir sözleşmedir. Dolayısıyla, taşınmaz tapu kaydı o tarihte sağ olan mirasbırakan … adına olsa da kişisel olarak sözleşmede imzaları bulunanları bağlar ve davacıya kişisel hak sağlar. Burada önemli olan, davacının sözleşmede yüklendiği edimleri yerine getirip getirmediğinin tespitidir.
Yapılan bu saptamalara göre mahkemece yerinde keşif yapılmalı, davacının sözleşmeyle yüklendiği tüm edimleri yerine getirip getirmediği bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmeli, lehlerine haciz şerhi bulunan kişiler davada taraf durumunu almadığından koşulları yerinde görülürse mülkiyet aktarımı istemi haciz şerhleriyle yükümlü olarak hüküm altına alınmalıdır.
Değinilen bütün bu yönler bir yana bırakılarak davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.