YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1195
KARAR NO : 2021/1528
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.11.2019 tarih ve 2017/429-2019/751 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin düğün salonu işlettiğini, düğün salonu işletmek için alınması gereken ruhsat ve izninin olduğunu, davalının otel işlettiğini, ruhsatı olmamasına rağmen düğün organizasyonları da yaptığını, bu durumun ticari dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açığını ileri sürerek, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, menine, davalının elde etmesi muhtemel görülen menfaatlerinin karşılığı tazminat ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin turizm işletmesi olduğunu, turizm mevzuatında bu tür organizasyonlarının yapılmasına engel bir durumun olmadığını, ayrıca davacının müvekilinin düğün organizasyonu yaptığını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirkete ait turizm işletme belgesinin 09.07.2012 tarihinde iptal edildiği, dava tarihi itibariyle davalı şirkete ait turizm işletme belgesi bulunmadığı, davalının bu belgeyi işbu yargılama devam ederken 29.04.2015 tarihinde tekrardan aldığı, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporlarında, davalının turizm işletme belgesine sahip olmadığı 09.07.2012 ila 29.04.2015 tarihleri arasında düğün yapıp gelir elde ettiğine dair bir emareye rastlanamadığı belirtilmişse de yerel bir internet sitesinde çıkan bazı haberlerde, davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığı ve organizasyona katılan bazı kişilere çekilişle hediye dağıttığının belirtildiği, anılan haberlerin davalı şirketin düğün organizasyonu yaptığını ispat ettiği, söz konusu haberler karşısında şirket kayıtlarında bu organizasyonun yapıldığına dair kayıt bulunmamasının bir önemi bulunmadığı, davalı şirket eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacı yanca haksız rekabet sebebiyle tazminat talep edilmişse de bu talebin usulünce harçlandırılmadığı gerekçesiyle, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin men’ine, tazminat talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı yanca, bozma öncesinde haksız rekabet nedeniyle talep edilen tazminata ilişkin harcın usulüne uygun olarak ikmal edilmiş olmasına rağmen mahkemece, bu talebe ilişkin olarak harçlandırılmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi doğru olmasa da, temyiz edenin sıfatı ve ileri sürdüğü temyiz sebepleri gözetildiğinde belirtilen hususun sonuca etkili olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Mahkemece, haksız rekabetin durdurulmasına karar verilmişse de davalı yanın, dava açıldıktan sonra ilgili bakanlığa başvurarak turizm işletme belgesi aldığı, anılan belgenin düğün gibi organizasyonların yapılması hususunda belediyelerce verilen düğün salonu işletme ruhsatıyla aynı değere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalının anılan belgenin alındığı tarihten sonra düğün organizasyonları yapması davacıya karşı haksız rekabet teşkil etmeyecektir. Bu hale göre, mahkemece, haksız rekabetin durdurulmasına ilişkin talebin konusuz kaldığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken ileriye de şamil olacak şekilde haksız rekabetin durdurulmasına karar verilmesi doğru görülmeyip, hükmün bozulmasını gerektirse de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün belirtilen husus bakımından düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının, hüküm fıkrasının “1” numaralı bendinde yer alan, “ … haksız rekabetin durdurulmasına…” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.