YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30609
KARAR NO : 2021/1554
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, internet sitesine satılık cep telefonu ilanı verdiği, müştekinin ilanda belirtilen telefon numarasından sanık ile irtibata geçerek 186 TL’ye ürün siparişi verdiği, müştekinin adresine bağlı PTT şubesine gelen kargoyu ücretini ödeyerek teslim aldığı, ancak paketten cep telefonu yerine parfüm çıktığı, müşteki tarafından sanığın posta çeki hesabına yatırılan paranın sanık tarafından çekildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; sanığın aşamalarda birbiri ile çelişen savunmaları, soruşturma aşamasında internet hesabını kabul etmiş olması, posta çeki hesabı ile kargo gönderi belgesindeki adresin sanığa ait olması, benzer olaylarda çok düşük bedelli bir ürün göndererek arada ticari bir alışveriş varmış intibaı oluşturmaya çalışması ve bu işi meslek haline getirmiş olması gerekçeleri ile dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu kabulü ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi karşısında bu hususun ve hükümde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğine karar verilmesi hususunun, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23/01/2018 tarih, 2015/962 E. – 2018/16 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, ihtarın 5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesindeki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde 18/06/2014 tarihinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, iyiniyetinin kurbanı olduğuna, hükmolunan cezada indirim yapılmadığına ve beraatine karar verilmesi talebine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.