Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5500 E. 2019/9473 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5500
KARAR NO : 2019/9473
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı alacaklı vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı üçüncü kişi vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR

Asıl davada davacı üçüncü kişi şirket vekili, müvekkilinin borçluya kiraladığı, “…” ünvanlı iş yerinde 22/05/2013 tarihinde haciz yapıldığını, müvekkilinin oteli borçluya demirbaş eşyaları ile birlikte kiraladığını, borçlu ile yapılan kira sözleşmesi gereğince otelde kiracı tarafından iyileştirme kapsamında alınan demirbaşların da müvekkiline ait olduğunu öne sürerek, istihkak iddialarının kabulü ile haciz zaptının 2. sayfasındaki menkullerin tümü, 3. sayfasının 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. sırasındaki menkuller ile 9. sırasındaki menkullerin 520 tanesi, 10. sırasındaki menkullerin 260 tanesi ve 4. sayfasındaki menkullerin tümü üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı üçüncü kişi Kooperatif vekili, müvekkilinin borçluya kiraladığı, … Otel” ünvanlı iş yerinde 22/05/2013 tarihinde haciz yapıldığını, müvekkilinin oteli borçluya demirbaş eşyaları ile birlikte kiraladığını, borçlu ile yapılan kira sözleşmesi gereğince otelde kiracı tarafından iyileştirme kapsamında alınan demirbaşların da müvekkiline ait olduğunu öne sürerek, istihkak iddialarının kabulü ile haciz zaptının 3.sayfasının 8. sırasında bulunan menkuller, 9. sırasındaki menkullerin 1480 tanesi, 10. sırasındaki menkullerin 840 tanesi ve 12. sırasındaki menkullerin tümü üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu, borçlu şirket tarafından satın alındığını, borçlu şirket ile davacı üçüncü kişiler arasında mal kaçırmaya yönelik iş birliği bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı üçüncü kişiler vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 21.11.2016 tarihli ve 2014/23852 Esas, 2016/15832 Karar sayılı ilamı ile davalı alacaklının 21.01.2011 tarihli tadilat sözleşmesi kapsamında haciz yapılan otelde bir kısım tadilatlar yapıldığını, buna rağmen alacağını alamadığını iddia ederek takip talebinde bulunduğu, davacı üçüncü kişinin ise gerek davalı borçlu gerekse ondan önceki kiracılarla yapılan kira sözleşmeleri uyarınca bir kısım eşyaların kiracılar tarafından alınıp sözleşmenin bitiminde otelin maliki olarak kendilerine bırakıldığını ileri sürerek istihkak iddiasında bulunduğu, dosya içeriğine, toplanan deliller ve tanık ifadelerine, davalı borçlu ve daha önceki kiracılarla, otelin maliki arasında yapılan kira sözleşmelerine göre, 22/05/2013 tarihli haciz zaptının 2. sayfasındaki menkullerin tümünün 3. sayfasının 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. sırasındaki menkuller ile 9. sırasındaki menkullerin 520 tanesinin, 10. sırasındaki menkullerin 260 tanesinin ve 4. sayfasındaki menkullerin davacı üçüncü kişi tarafından kira sözleşmesi ve eki demirbaş listesinde teslim edilen mallar olup olmadığı, bir kısım eşyaların olası kırılma bozulma nedeniyle yedek olarak muhafaza edilip edilmediği hususlarının belirlenmesi amacıyla; sözleşmeler, faturalar, tanık ifadeleri göz önünde bulundurularak, gerekirse otelde yeniden keşif yapılmak suretiyle inşaatçı ve mali müşavirden oluşan bilirkişilerden mahcuzların davalı alacaklı tarafından davalı borçluya satılan mallar olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesi ve bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, davacı üçüncü kişi şirketin sunduğu fatura tarihleri ile davalı borçluya ait alımlara ilişkin faturalar ve bu menkullerin alınma tarihlerine göre yıpranma durumları, davalı borçlu ile yapılan kira sözleşmesinin sona erip ermediği hususu da göz önünde bulundurularak ve hayatın olağan akışı da gözetilerek, sözkonusu mahcuzların, davalı borçluya mı yoksa önceki kiracılardan kalan eşyalar ise davacı üçüncü kişiye mi ait olduğunun belirlenmesinin gerektiği, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bilirkişi yokluğu nedeni ile keşfin icra edilemediği, … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/744, 2010/733 ve 2016/88 Esas sayılı dosyalarında düzenlenen bilirkişi raporunun incelendiği, dava konusu haczin borçlu şirketin kiracı olarak faaliyette bulunduğu, üçüncü kişiye ait otelde gerçekleştirildiği, bu durumda mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki kira sözleşmesinin borcun doğum tarihinden önce imzalandığı, anılan kira sözleşmesi uyarınca kiracı tarafından yapılacak iyileştirmelerin bedel karşılığı olmadan kiraya verene ait olacağının belirtildiği, yine kira sözleşmesinde “kiracı, herhangi bir nedenle sözleşmenin sona ermesi halinde fesih tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tatil köyünün müşteriyi o gün kabul edebileceği gibi hiçbir eşya almadan mevcutları tam ve eksiksiz olarak bırakıp otelden çıkacaktır. Devir ve teslim alınmış demirbaş ve hareketli eşyaları aynen teslim edecektir.” ifadesinin bulunduğu, sözleşme ekinde yer alan demirbaşlar listesinde mahcuzların yer aldığı, üçüncü kişi vekili tarafından ibraz edilen diğer kira sözleşmeleri incelendiğinde haciz adresi otelin farklı tarihlerde farklı kiracılara demirbaşlarıyla birlikte kiraya verildiği, bu durumun borçlu şirketin de oteli eşyalarıyla birlikte kiraladığı yönündeki iddiaları güçlendirdiği, … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/88 Esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki, oteldeki eşyaların çok eski olduğu, bir kısmının da ekonomik ömrünü tamamladığı şeklindeki tespit de nazara alınarak, üçüncü kişinin istihkak iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; uyulmasına karar verilen bozma ilamında mahcuzların, davalı borçluya mı yoksa önceki kiracılardan kalan eşyalar ise davacı üçüncü kişiye mi ait olduğunun belirlenmesinin gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen Mahkemece, … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/744, 2010/733 ve 2016/88 Esas sayılı dosyalarında düzenlenen ve haciz adresi otelde bulunan eşyaların ekonomik ömrünü tamamladığını ve çok eski olduklarını belirten bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde, öncelikle … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/85, 2016/88 ve 2013/371 Esas sayılı dosyaları getirtilerek, dosyanın yeniden mali müşavir bilirkişiye tevdii ile dava konusu mahcuzlar ile anılan dosyalarda dava konusu edilen mahcuzların aynı olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, bu rapor ve dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin üçüncü kişilerden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan alacaklıya verilmesine, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
23.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.