YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5328
KARAR NO : 2021/3081
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.09.2018 tarih ve 2018/165 E. – 2018/847 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 14.05.2020 tarih ve 2020/445 E. – 2020/491 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalılardan Kadriye’nin birlikte davalı şirketi kurduklarını, ancak davalı …’nin müvekkilini iş yerine almadığını, şirket işleri hakkında bilgi vermediğini, elde edilen gelirden ödeme yapmadığını, bir takım gizli işlemler yaptığını, şirketi kötü yönettiğini belirterek müdürün azline ve kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; iddiaların doğru olmadığını, davacının şirkete karşı olumsuz tavırlarının bulunduğunu, taahhütlerinin yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirkete alınmadığını ileri sürülmüş ise de bu iddiasının kanıtlanmadığı, davacı tarafça tanık deliline dayanılmadığı, şirketin iş ve işlemlerini, ticari kayıtlarını müdür sıfatını taşıyan davacının inceleme yetkisinin bulunduğu, bu yetkisini kullanarak davacının istenen bilgilere ulaşmasının mümkün olduğu, bu yetkinin kullanılmasının fiilî olarak engellenmesi halinde davacının bilgi alma ve inceleme hakkı’nı(TTK 437) kullanmasının mümkün olduğu, davacının bu yola gitmeksizin şirket müdürünün azlini istemesine yasal olanak bulunmadığı, kâr payı dağıtılmamış olmasının da şirket müdürünün azlini gerektiren bir durum olmadığı, zira kâr payı dağıtımının, ortaklar kurulunun alabileceği kararlardan olduğu, şirketi temsile yetkili davacının bu konuda alınan olumsuz kararın iptalini talep hakkı mevcut olduğundan haklı bir azil nedeni olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, TTK ‘nın 614. maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup davacı bilgi edinme hakkını kullandığı veya davalı şirketten bilgi talep ettiği yolunda delil sunmadığı gibi davalının yöneticisi olduğu şirketin ortaklara kâr payı dağıtmamasının müdürlükten azil sebebi olarak ileri sürmüş ise de kâr payı dağıtılmaması tek başına şirketten azil için bir neden olarak görülemeyeceği, şirketin kötü yönetildiğine ilişkin iddialarını ve şirketin zararına yapıldığını iddia ettiği işlemlerin ne olduğu hususlarını da somutlaştıramadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 6102 sayılı TTK. 630/2 maddesi gereğince ispat külfeti kendisinde bulunan davacının azil için haklı sebepleri ispatlayamamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.