Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/19955 E. 2020/3019 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19955
KARAR NO : 2020/3019
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Tescil (Harici Satıma Ve Zilyetliğe Dayalı)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, muris … adına kayıtlı dava konusu 1441, 1200, 1492 parsel sayılı taşınmazları …’dan müvekkilinin haricen satın aldığını, satış bedelinin peşin ödendiğini, kardeş oldukları için sözleşme yapılmadığını, taşınmazların müvekkilince 20 yıldır ekilip biçildiğini, davalılardan …’nin izale-i şuyu davası açtığını belirtip … paylarının adına tesciline, kabul edilmezse ödediği 5.000 TL’nin günümüz değerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davayı kabul etmiş, diğer davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir .
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.HMK’nin 308. maddesi uyarınca davayı kabul, davalının mahkemeye yönelik olarak yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile davacının talep sonucuna muvafakat etmesidir ve dava konusu uyuşmazlık esastan sona ermektedir.
Öte yandan, usul hukuku anlamında kabul, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve ancak irade bozukluğu hallerinde kabulün iptali istenebilir (HMK mad.311). Diğer bir anlatımla davalı irade fesadı halleri dışında kabulden dönemez .
Bilindiği üzere kabul, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, 6100 sayılı HMK’nin 308/2.maddesinde: “Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm ifade doğurur.
Somut olayda, davalılardan … davayı kabul ettiğini ortaya koymasına karşın mahkemece kabule itibar edilmeyerek diğer davalılarla beraber söz konusu davalı için de davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve Yasa’ya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.