Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4846 E. 2021/3351 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4846
KARAR NO : 2021/3351
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER :Mahkumiyetler

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Dairemizce 25.09.2019 tarih 2019/7925 Esas, 2019/ 16999 Karar sayılı Bozma ilamı ile hükümlerin sanık hakkında TCK’nin 32. maddesi kapsamında heyet raporu aldırılması için bozulmasına karar verilmesine ve yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen sanık hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünden bu hususta tek hekim raporu aldırılması karşısında, katılanların aşamalarda sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüklerini söylemeleri, Elbistan Devlet Hastanesince düzenlenen 14.01.2015 tarihli raporda sanıkta paranoid eğilim olduğunu ve tanısal değerlendirme için ruh sağlığı hastanesine sevkinin uygun olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastası olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tıp fakültesi psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Dairemizce 25.09.2019 tarih 2019/7925 Esas, 2019/ 16999 Karar sayılı Bozma ilamı ile hükümlerin sanığa verilen kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelendiği halde TCK’nin 53/4. maddesine aykırı olarak TCK’nin 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve yerel mahkemece bozma ilamımıza uyulmasına karar verilmesine karşın bozma sonrası yine aynı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.