YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3127
KARAR NO : 2021/2316
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı alacaklı vekili, duruşmasız olarak davalı borçlu vekili ile davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı alacaklı vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, dava dışı Vakıfbank nezdindeki hesabın borçlu ve üçüncü kişinin müşterek hesabı olarak değerlendirilip anılan hesaba 01.02.2006 tarihinde haciz konulduğunu, hesabın sadece müvekkiline ait olduğunu açıklayarak, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından esas bakımından, davalı borçlu tarafından ise tazminat bakımından temyiz edilmiş, Dairemizin 13.06.2018 tarihli ve 2015/17134 Esas, 2018/14128 Karar sayılı ilamı ile, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.07.2008 tarihli ve 2008/351 Esas, 2010/777 Karar sayılı kararı ile dava dışı Bankanın alacaklı ve borçluya karşı müşterek hesaptan ½ oranında borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek 28.02.2013 tarihinde kesinleştiği, bu durumda anılan menfi tespit davasına ilişkin hükmün, temyize konu davanın davalıları olan alacaklı ve borçlu aleyhine güçlü delil mahiyetinde olduğu kabul edilerek, dava konusu hesapta bulunan paranın ½’si yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tümden reddine karar verilmesi, yine davalı borçlunun tazminata ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile Vakıflar Bankası Tuzla Şubesinin 1014033 nolu hesabındaki 178.986,06 YTL üzerine konulan haczin ½’si olan 89.493,03 YTL’nin davacı üçüncü kişiye ait olduğunun tespiti ile üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili, davalı borçlu ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan tarafların tüm temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.583,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.529,86 TL’nin temyiz eden davalı borçludan, 1.261,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4.852,06 TL’nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, 59,30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.257,10 TL’nin istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.