Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6543 E. 2021/5586 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6543
KARAR NO : 2021/5586
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında verilen 1.000 TL kesin nitelikte adli para cezasının katılan vekili tarafından, suçun vasfına ilişkin olarak temyiz edildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas – 2009/56 sayılı kararında belirtildiği üzere; “kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri” kabul edildiğinden, katılan vekilinin suç vasfına ilişkin aleyhe temyiz istemi üzerine işin esasına girilerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Katılanın suç tarihinde arkadaşı … ile parkta oturdukları esnada sanıkların da yan taraflarındaki bankta oturmakta oldukları, saat sorma meselesinden çıkan tartışmada sanık …’nin bıçakla müşteki …’e, sanıklar … ve …’in ise katılan …’in üzerine saldırdıkları; katılanın, sanık … üzerine doğru hareketlendiğinde onu iteklediğini ve o esnada eşkalini verdiği ve müşteki … tarafından teşhis olunan sanık … tarafından bıçaklandığını beyan ettiği olayda; sanıkların üzerlerine atılı suçları aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre iştirak halinin varlığı halinde meydana gelen ağır neticeden sorumlu tutulmaları ve bu nedenle nitelikli kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıkların eylemlerinin müstakilen değerlendirilip, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Katılanın yaralanmasına ilişkin … Devlet Hastanesinde görevli genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 03/07/2007 tarihli adli rapor içeriğinde katılana yaralanması nedeniyle splenektomi (dalağın alınması) uygulandığı belirtildiği halde, raporun sonuç kısmında, meydana gelen yaralanmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmediği; 22/04/2008 tarihli raporların da adli tıp kriterlerine uygun olmayan şekilde düzenlendiği ve hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla; katılanın geçici ve kesin raporları ile olay sonrası hastaneye getirilmesinden itibaren tüm tedavi evrakları getirtilerek, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilmesi ve özellikle katılana splenektomi (dalak alınması) uygulanıp uygulanmadığı hususlarında, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık …’e 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
5) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık …’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.