Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/1839 E. 2021/1433 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1839
KARAR NO : 2021/1433
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat… tarafından, davalı … aleyhine 23/07/2015 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/06/2018 günlü karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine dair verilen 05/12/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili; müvekkilinin kuyumculuk yaptığını ve yanında çalışan dava dışı … ile …’ın 38 kg altın karşılığı parayı zimmetine geçirdiklerini, …’ın bu paraların bir kısmı ile ev ve araba satın alarak birlikte yaşadığı davalı adına kaydettirdiğini, adı geçen dava dışı şahıslar hakkında Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinde bu nedenle kamu davası açıldığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu belirterek, dava konusu bağımsız bölümün tapusunun ve dava konusu aracın kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiası kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın ve aracın dava dışı … tarafından davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Davada taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Genel hükümlere tabi olan TBK’nın 19. maddesi uyarınca muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında hem devredenin hem de son kayıt malikinin davada taraf olarak gösterilmesi, bu anlamda husumetin her ikisine de yöneltilmesi gerekmektedir.
Şu durumda; dava konusu devir işlemlerini gerçekleştiren …’ın davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle bölge adliye mahkemesinin davacının başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak taraf teşkili sağlanmak üzere ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.