YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3343
KARAR NO : 2021/3264
KARAR TARİHİ : 05.03.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten öldürme suçundan Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in, firar eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesi gereğince 15 gün süreyle hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 05/10/2016 tarihli 2016/61 sayılı kararına yönelik şikayetin reddi ile disiplin cezasının onanmasına ilişkin Salihli İnfaz Hakimliğinin 28/10/2016 tarihli ve 2016/1262 esas, 2016/1291 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre,
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında , “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.”, aynı maddenin 3. fıkrasında “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” ve yine aynı maddenin 5.fıkrasında, “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır.” şeklinde yer alan düzenleme ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2019 tarihli ve 2018/1821 esas, 2019/4965 karar sayılı ilâmında, “…hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukuki durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 7 ay 18 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla…” şeklinde belirtildiği üzere, firar eylemi nedeniyle disiplin soruşturmasının, belirtilen sürelere ve usullere uyularak yapılması gerektiği; somut olayda ise, örgün eğitim için gittiği Celal Bayar Üniversitesi Alaşehir Meslek Yüksek Okulundan dönmeyerek 25/04/2016 tarihinde anılan ceza infaz kurumundan firar ettiği gerekçesiyle hakkında tutanak tutulan hükümlü hakkında, yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığının bildirilmesi üzerine, 21/09/2016 tarihinde muhakkik atanarak başlatılan disiplin soruşturmasının 05/10/2016 tarihinde tamamlanarak disiplin soruşturma raporunun düzenlenmesini müteakip, adı geçen ceza infaz kurumunun 05/10/2016 tarihli ceza verme kararı ile hücre cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapıldığı gözetilerek disiplin cezası verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2- Kabule göre de; 4675 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi uyarınca öngörülen kanun yolunun şikâyet yolu olduğu gibi anılan Kanunun 6/3. maddesi gereğince infaz hâkimliğinin şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar vereceği hüküm altına alınıp yine anılan Kanunun 6/5. maddesi gereğince infaz hakimliği kararlarına karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebileceği öngörüldüğünden, infaz hâkimliğince yalnızca şikâyetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, şikâyetin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Salihli İnfaz Hakimliğinin 28/10/2016 tarihli ve 2016/1262 esas, 2016/1291 sayılı kararının bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05/05/2020 gün ve 94660652-105-45-3797-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Salihli İnfaz Hakimliğinin 28/10/2016 tarihli ve 2016/1262 esas, 2016/1291 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.