Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/2971 E. 2020/4977 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2971
KARAR NO : 2020/4977
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vasisi, kısıtlı …’nın 5036 ada 19 parsel sayılı taşınmazda 1 nolu, 566 ada 574 parsel sayılı taşınmazda 4 nolu ve 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 19 no’lu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, davalı …’nin temyiz kudretinden yoksun olan davacı ile 03.11.2009 tarihinde evlendiğini ve dava konusu taşınmazları davacıdan aldığı vekâletname ile kızkardeşi olan davalı … Özkalaycı’ya satış suretiyle devrettiğini, adı geçeninde 566 ada 574 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu ve 5036 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümleri davalı …’a temlik ettiğini, davalının asıl amacının davacının mallarına sahip olmak olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapularının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, davacı …’in yargılama sırasında ölmesi nedeniyle mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
Davalı …, davacı …’in fiil ehliyetine sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, 2 adet taşınmazı davalı … Özkalaycı’dan rayiç bedel üzerinden satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, eniştesi olan davacının kendisine bahçeli ev almak istemesi üzerine, evleri satarak elden kendisine 190.000 TL ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların davalılara satış yoluyla temlikine ilişkin işlemin, davacının ehliyetsizliği sebebiyle batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “…Hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle davacı …’in Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre temlik tarihinde ehliyetsiz olduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, davalı … iyiniyet savunmasında bulunmuş, mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır… Somut olayda, davalı …’in ikinci el konumunda olup, tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle taşınmazı iktisap etmesi durumunda Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde öngörülen koruyuculuktan yararlanacağı kuşkusuz olup,mahkemece ikinci el konumunda bulunan davalının iyiniyet savunmasının üzerinde durulmadığı gibi bu konuda yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı açıktır. Hâl böyle olunca, ikinci el konumunda bulunan davalı … yönünden yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırmanın yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir… Kabule göre de; yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekirken dava dilekçesinde belirtilen muhtemel değer üzerinden harcın alınması isabetsizdir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak davalı …’ın davalı …’ın eşinin kardeşi olduğu, iyiniyetli olmadığı gözetilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların bu hususa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, 4721 sayılı TMK’nun 28/1. maddesinde; “ Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.” düzenlemesi ile tapu sicilinde yapılacak tescil, terkin ve düzeltim gibi işlemlerin, doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince kamu düzenini ilgilendiren hususların kendiliğinden gözönüne alınması gerektiği birlikte değerlendirildiğinde, davacı …’nın ölümü ile kişiliğinin son bulduğu gözetilmeksizin ölü kişi adına tescile karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1.bendi hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “1-Davacının davasının KABULÜ ile dava konusu Buca Kızılçullu Mah. 5036 Ada 19 parsel, 20/180 arsa paylı 1 nolu bağımsız bölüm, Buca ilçesi, Kızılçullu Mah. 566 Ada 574 parsel 6/54 arsa paylı, 4 nolu bağımsız bölüm, Buca Tınaztepe Mah. 197 Ada 2 parsel, 3/1009 arsa paylı, 19 nolu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan …’ya ait İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/817 E-2012/851 K sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında mirasçılar adına tesciline” cümlesinin yazılmasına, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.