Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/3564 E. 2021/2900 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3564
KARAR NO : 2021/2900
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar …. ve … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre keşif yapılmasının yargılamaya yenilik katmayacağı anlaşılmakla, mahalli mahkemenin bu husustaki kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a) Katılanın yaralanmasına ilişkin hükme esas alınan Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.11.2014 tarihli raporuda ”…yapılan muayenede L2 ve L3 vertebrada transvers procesde kırık, sağ ayak bileğinde 5 cm ebadında sıyrık bulunduğu hayati tehlikesi olmadığı genel cerrahi muayenesinde acil patoloji bulunmadığı ortopedi konsültasyonunda fizik muayenede sağ ayak bileği ve sağ lomber paravertebral bölgede … çekilen grafide sağ ayak bileğinde kontüzyon L3 ve L4 vertebra sağ transvers proceslerde kırık saptandığı…” belirtildiği, raporda kemik kırığının L2 ve L3 vertebrada mı yoksa L3 ve L4 vertebra mı olduğu hususunda çelişki bulunduğu anlaşılmakla, katılana ait tüm film, grafi, hastane evrakları ve tüm tedavi evraklarının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile yaralanmasına ilişkin rapordaki çelişkiyi giderecek nitelikte 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması hükümde unutulmuş ise de; hak yoksunluğunun kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyet kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi de dikkate alınarak, hak yoksunluğu konusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.