Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/1056 E. 2020/8554 K. 03.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1056
KARAR NO : 2020/8554
KARAR TARİHİ : 03.12.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi:
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Sanıklar … , …. , …. ve ….hakkında
Sanıklar …., …., …., …. ve …. hakkında beraat

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Sanık …’nin temyiz isteminin incelenmesinde ;
Sanığın yokluğunda verilen ve 03/02/2014 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 22/10/2014 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar …. ve … hakkındaki davanın reddi hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ile sanıklar müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3- Sanıklar …., …., ve …. müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti yönünden incelenmesinde:
Sanıklar müdafiinin sanıklar adına vekaletname ibraz etmediğinin anlaşılması karşısında, sanıklar lehine vekalet ücretinin hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa ilişkin temyiz isteminin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
4- Sanıklar …. ve …. hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık … yönünden Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
1136 sayılı Kanunun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkındaki yargılama giderlerine ilişkin bölümün sonuna “Sanıklar kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.640’şer TL avukatlık ücretinin ayrı ayrı hazineden alınarak sanıklar …. ve ….’e verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5- Sanıklar, …, …, …., …, …. ve …. hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık …’in 05/05/2007 ve 15/06/2007 tarihli eylemlerinin dosya kapsamına göre sabit olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar …, …. ve …. müdafileri ile sanıklar …, …, … ve ….’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
6- Sanıklar …., …. ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Dosya kapsamına göre; sanık …’in 15/06/2007 tarihinde …. Mahallesi 2432 sokak no 29’da bulunan evin bahçesi ve civarında ele geçirilen uyuşturucuları satmak amacıyla bulundurduğu, sanık …’in 16/04/2007 tarihinde ayrı soruşturma yürütülen ….’de ele geçirilen uyuşturucuyu sattığı, sanık …’ın …. ise 15/06/2007 tarihinde ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları satmak amacıyla bulundurduğu sabit ise de; sanıkların iletişim tespit tutanaklarında sattıkları iddia olunan ve sanıklardan uyuşturucu madde satın aldığını söyleyen tanıklarda uyuşturucu madde ele geçirilememesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olup olmadığının tespit edilememesi, içeriğine değişik anlam yüklenilebilecek iletişimin tespit tutanakları dışında diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin somut ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin TCK’nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararının Resmi Gazete’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA,
7- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Dosya kapsamına göre ; sanığın 26/01/2007 tarihinde sanığın ikamet aramasında ele geçirilen kullanma sınırlarında kalan uyuşturucuyu temyiz dışı sanık …’ adına sakladığını beyan ettiği, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktar itibari ile kullanım sınırında kaldığı ve sanığın aleyhine uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair delil bulunmadığı aşamada, suç vasfının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazete’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
8- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, 28/05/2007 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yürütülen …. ve ….’a uyuşturucu sattığı sabit ise de; hükme esas alınan 26/05/2007 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yürütülen ….’da ele geçirilen maddenin ekspertiz raporunun, 25/05/2007 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yürütülen …., …. ve ….’ta madde ele geçirilen olayın ekspertiz raporu, yakalama tutanakları ve savunmalar dahil olmak üzere soruşturma evraklarının, 05/06/2007 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yürütülen …., …., …., …. ve ….’tan madde ele geçirilen olayların ekspertiz raporu, yakalama tutanakları ve savunmalar dahil olmak üzere soruşturma evraklarının, denetime olanak verecek şekilde asılları ya da onaylı örnekleri dosya arasına getirilmeden eksik araştırma ile TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanması,
Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
9- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişim tespit ve çözüm tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
10- Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, 15/06/2007 tarihinde sanığın ikametinde ele geçen esrarı kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna, dosya kapsamındaki diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin içeriğine değişik anlamlar yüklenilebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” yerine “uyuşturucu madde ticareti” suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
11- Sanıklar … , …., …., …. ve …. hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneklerinde; sanık …’in 16/12/2014, sanık …’ün 10/02/2017, sanık …’in 18/03/2019 , sanık …’in 21/03/2014 ve sanık …’ın 18/05/2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduklarının tespiti halinde haklarındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiler ile sanıklar …. ve ….’ün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA,
03/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.