YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1060
KARAR NO : 2020/7562
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,
II. 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1- Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; en son 2008 yılı ekim ayında matrahlı KDV beyannamesi verilmiş olması karşısında, sahte fatura düzenleme suçunda, suç tarihi düzelenen son fatura tarihi olup, 2008 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan sahte faturaların dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu dikkate alınarak, suç konusu faturaların tarihlerinin belirlenebilmesi açısından; öncelikle 2008 yılında BA formu ile sanıktan mal aldığını beyan eden mükelleflerin 2008 yılı aralık ayında sanığın yetkilisi olduğu şirketten mal veya hizmet alımı bildirip bildirmediklerinin araştırılması, suç konusu faturaları kullanan mükellef veya şirketler hakkında sahte fatura kullanma suçundan karşıt inceleme raporları düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, ilgili şirket yetkilileri veya mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığı sorulup, açıldığının tespiti halinde, getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; suç konusu faturaları kullanan şirket veya mükelleflerin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden, 2008 takvim yılında sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından düzenlenen faturaların ele geçirilip geçirilmediği sorularak, fatura tarihleri belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği,
2- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,
22.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.