Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/3045 E. 2021/3463 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3045
KARAR NO : 2021/3463
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, olası kastla öldürme
HÜKÜMLER : 1- Sanık … yönünden;
Sanık hakkında kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2 – Sanık … yönünden;
Sanığın, maktul …’a karşı kasten öldürme suçu nedeniyle; 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 21/2 ve 62. maddeleri gereğince 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair; … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 gün ve2019/381 Esas, 2019/544 Karar sayılı kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli Mahkemece bozma üzerine verilen kararın yapılan incelenmesinde;
Gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık …’in cezaevinden gönderdiği 26.11.2020 tarihli dilekçesi ile dosyasının onanmasını istediği anlaşılmakla, bu tarih itibariyle temyiz isteği bulunmadığından, feragat niteliğinde kabul edilerek sanık … hakkındaki hüküm katılan Süreyya vekilinin temyiz talebi ile sınırlı olarak incelenmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında maktul …’e karşı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına göre suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … hakkında maktul …’a karşı kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiğine dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık … hakkında maktul …’e karşı kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay günü sanıklar … ve …’in motorsiklet ile seyrettikleri sırada, …’in annesi ile husumetli olan müşteki Salih’e ait işyerinin önünden motorsiklet ile geçmekte iken, sanık …’in motorsikleti kullanan …’den durmasını istediği duran motorsiklette otururken dükkanın içinde insan olduğunu görmesine rağmen işyerine doğru 4 el ateş ettiği, sonrasında olay yerinden ayrılırken 2 el daha ateş ettiği, açılan bu ateş sonucunda henüz işyerinden çıkmakta olan maktulün isabet alarak öldüğü anlaşılan olayda;
Müştekiye ait işyerinin bakkal dükkanı olması ve gündüz vakti maktulün alışveriş yaparak dışarı çıktığı anda sanık …’in ateşi sonucunda isabet almasının, öngörülebilir olmanın ötesinde, gerçekleşmesi muhakkak bir netice ve bu netice ile birlikte eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve doğrudan kast ile hareket ettiği anlaşılan sanığın, maktule karşı doğrudan kastla öldürme suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, “olası kastla öldürme” suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan Süreyya vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.03.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Sanık …’in husumetli olduğu mağdur …’e gözdağı vermek amacıyla tüfeğini alarak olay günü arkadaşı …’in kullandığı motorsiklet ile mağdurun bakkal dükkanının önüne geldiği, ancak dükkanda müşterilerin olduğunu görerek ateş etmediği, motorla dükkanın etrafında bir kaç tur atarak içerisinin boşalmasını bekledikleri, en son geldiklerinde alış veriş yapan tanık …, maktul … ve tanık …’nın peş peşe dükkandan çıktıklarını görmeleri üzerine sanık …’in yaklaşık 40 metre mesafeden dükkana doğru dört kez ateş ettiği, bu sırada mağdur …’in iş yerinde olmadığı, oğlu …’nın da dükkanın arka tarafına malzeme almaya gittiği, dolayısıyla içerisinin boş olduğu, tanık …’ın hemen kendisini yere attığı, tanık …’nın ise kaçtığı, ancak saçmaların bir kısmının maktul …’e isabet edip ölümüne yol açtığı, olayda sayın çoğunluk sanığın doğrudan kastla öldürmek suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına hükmetmiş ise de, bu karara katılmıyorum. Şöyle ki;
Sanığın olay yerine hasmını veya herhangi birini öldürmek amacıyla gitmediği sabittir, amacı mağduru korkutmak ve silahla tehdit etmektir. Sanık, müşterilerin zarar görmemesi için dükkan etrafında tur atarak içerisinin boşalmasını beklemiştir. Nitekim müşteri olan tanıklar çıkar çıkmaz eylemine başlamıştır. Atışların tamamı mağdur …’in iş yerine isabet etmiştir. Ancak sanık … ederken 40 metre mesafeden saçmaların dağılabileceğini, dükkandan henüz çıkmış olan müşterilerden birine veya sokaktan geçmekte olan birine isabet edeceğini, bu kişilerin yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörmesine rağmen olursa olsun diyerek eylemine devam etmesi nedeniyle olayda olası kastla hareket ettiği, maktulün ölmesinin mutlak, kaçınılmaz bir sonuç olmadığı, nitekim aynı anda çıkan ve peş peşe yürüyen diğer müşterilerin isabet almadığı bu nedenle kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.