Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/28604 E. 2020/13010 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28604
KARAR NO : 2020/13010
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.06.2007 – 23.08.2014 tarihleri arasında davalılara ait iş yerlerinde satış elemanı olarak çalıştığını, iş akdini evlilik yapması sebebiyle 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca sona erdirdiğini, davalıların bir kısım ödeme yapmış olduklarını ancak alacaklarını karşılamadığını, iş yerinde haftanın 6 günü 08:30-21:30 saatleri arasında çalışmış olmasına rağmen fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ve yıllık izin ücret alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili; zamanaşımı def’inde bulunmuş,davacının ücretlerinin bordrolara yansıtılarak banka kanalı ile ödenmiş olduğunu, daha fazla alacağı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, imzalı bulunan ücret bordrolarında tahakkuk bulunan aylar tespit edilmiş, ancak her ay aynı tutar için tahakkuk yapıldığı ve davalının ödemelerin bankadan yapıldığını belirtmesine karşın banka kaydının sunulmamış olduğu gerekçe gösterilerek ödemeler dikkate alınmaksızın tüm dönem bakımından hesaplama yapılmıştır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün bulunmamaktaysa da, bordroların gerçek ücret üzerinden düzenlenmediğinin tespiti halinde; imzalı bordrodan anlaşılan fazla çalışma süresi ve gün sayısına göre gerçek ücret esas alınarak fazla mesai ücreti belirlenmek ve bordrolarda yer alan ödeme tutarları mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılması gerekmektedir. Buna göre; davacının ücretinin gerçekte brüt 1.538,65-TL olmasına karşın, bordroların asgari ücrete göre düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından; davalı tarafın cevap dilekçesinde bordrolarda görünen fazla çalışma ücretlerinin bankaya yatırıldığı yönündeki beyanı ve delil olarak banka kayıtlarına dayanmış olduğu gözetilerek, ücretlerinin yatırıldığı belirtilen banka şubesinden davacı hesabına ilişkin ekstreleri getirtilerek bordrolar ile karşılaştırılması, tahakkuk tutarlarının hesaba yatırıldığının tespiti halinde yukarıda belirtildiği şekilde, imzalı bordrolarda yer alan fazla çalışma sürelerine göre Mahkemece belirlenmiş olan gerçek ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılarak, ödenen tutarların mahsubu suretiyle alacağın belirlenmesi ve tahakkuk olmayan aylar bakımından ise şimdiki gibi değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla, aksi yönde yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Mahkemece davacının ulusal bayram genel tatil ücreti tanık ifadelerine itibarla hüküm altına alınmıştır. Ancak, davacının iddiasını ispat noktasında dinlettiği tanığı dini bayramlarda çalışılmadığını beyan etmiş olup, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da davacının yalnızca milli bayram çalışmaları için hesaplama yapılacağı açıklanmış olmasına karşın hesaplama tablosunda dini bayram günlerinin de dahil edildiği anlaşılmakla, dosya delil durumuna uyumlu olmayan hesaplamaya dayalı şekilde verilen karar isabetsiz bulunup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.