YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3894
KARAR NO : 2020/3167
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-ALACAK
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacak isteklerine ilişkindir. Davacı, 80 yaşında iken kendisinden 40 yaş küçük davalı … ile 01/03/2012 tarihinde evlendiğini, 31/08/2012 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığı çekişme konusu 266 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ½ payını davalı, ½ payını ise kendi adına tescil ettirdiğini, bu şekilde ½ payın davalıya bağışlandığını, yaşlılığı nedeniyle zaman zaman ayırt etme gücünü kaybettiğini, dayanılmaz hale gelen evliliğin sonlanması için önce nispi butlana, olmazsa evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayanarak boşanma davası açtığını, davalı eşin evlilik süresince gerek kanunu gerek ahlaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle 6098 sayılı TBK’nun 295/1-2 maddelerinde düzenlenen bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu bildirip öncelikle çekişmeli taşınmazın davalı adına olan ½ payının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 102.500,00 TL’nin bağış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iddianın yersiz olduğunu, davacının bir takım vaatler ile kendisini evliliğe ikna ettiğini, evlilik nedeniyle eski eşi üzerinden aldığı dul aylığı ile hasta bakıcılığı işini kaybettiğini, çekişmeli taşınmazın alımı sırasında tedarik ettiği 40.000,00 TL’yi davacıya verdiğini, bağışlamanın söz konusu olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin satış suretiyle yapıldığı, bu nedenle 6098 sayılı TBK’nun 295/1-2. maddesine dayanılamayacağı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebinin, sebepsiz zenginleşme şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle de alacak talebinin reddine ilişkin verilen Dairece; “Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacının, gizli bağış suretiyle çekişme konusu taşınmazın ½ payını davalıya bağışladığını ileri sürerek öncelikle bağıştan rücu, akabinde ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayandığı anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu gözetilerek önemine binaen öncelikle incelenmesi, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, temlik tarihinde davacının ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, davacının ehliyetli olmadığının anlaşılması halinde tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde davacının gizli bağış yaptığını iddia ettiği gözetilerek bağıştan rücu hukuksal nedeni ve olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacak istemi üzerinde durularak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. ” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda temlik tarihinde davacının ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 266 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu dubleks mesken niteliğindeki bağımsız bölümün tamamı dava dışı … adına kayıtlı iken 31.08.2012 tarihinde satış suretiyle 1/2’şer paylarla davacı ve davalıya temlik edildiği, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 06.01.2017 tarihli raporu ile, 31.08.2012 tarihinde davacının fiil ehliyetini haiz olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı, gizli bağış suretiyle çekişme konusu taşınmazın ½ payını davalıya bağışladığını ileri sürerek ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır.Davalı adına kayıtlı ½ pay davacıdan intikal etmemiştir.Bu nedenle anılan pay yönünden davacının ayni haktan kaynaklanan bir hakkı bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dosya içeriği ve toplanan delillerden davalı adına kayıtlı ½ payın bedelinin davacı tarafından verildiği, niteliğinin bağış olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca,temlik tarihinde davacının ehliyetsiz olduğu, ehliyetsiz kişinin bağışta bulunamayacağı, davalı adına kayıtlı pay bedelinin davacı tarafından ödendiği gözetilmek sureti ile, davalı adına oluşan ½ payın bedelinin davacıya iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacının ehliyetsiz olduğu gerekçesi ile taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru değildir.Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.