Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/2242 E. 2020/5505 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2242
KARAR NO : 2020/5505
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları…’in kayden maliki olduğu 342 ada 80 parsel sayılı taşınmazın dava konusu A Blok 14 nolu bağımsız bölümünü ikinci eşi olan davalı …’e satış suretiyle devrettiğini, anılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.Davalı, muris …’le evlendikten sonra murisin ilk eşinden olma çocukları olan davacılara baktığını, murisin kanserden öldüğünü ve onun bakımını da kendisinin üstlendiğini, ayrıca dava konusu bağımsız bölümün 2002 yılında biten borcunun kendisi tarafından ödendiğini, dava konusu devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karar tarihinden sonra ölmüş ve mirasçısı olan oğlu … davaya devam etmiştir.Mahkemece, eldeki davanın dava konusu devrin yapıldığı tarihten 20 yıl sonra, mirasbırakanın ölümünden ise 17 yıl sonra açıldığı ve böylelikle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ …Bilindiği üzere; muvazaa iddiasına dayalı davalar hiçbir hak düşürücü süreye ya da zamanaşımına (3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinin uygulanması gereken haller hariç) tabi olmayıp, her zaman açılabilecek davalardandır. Zira, süre ya da zaman geçmekle muvazaalı işlemin geçerli hale gelebilmesine yasal olanak yoktur. …Hâl böyle olunca, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı, davanın niteliğine göre bu tür iddiaların süreye tabi kılınmaksızın her zaman ileri sürülmesinin olanaklı bulunduğu gözetilmek suretiyle toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek, işin esası yönünden yukarıda ilkeleri kapsar biçimde hükme yeterli bir araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın kooperatiften alındığı, mirasbırakanın ölümünden sonra taksitlerini davalının ödemeye devam ettiği, ayrıca davalının mirasbırakana da baktığı, devrin bedelsiz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 18.50. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.