Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4296 E. 2019/11479 K. 18.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4296
KARAR NO : 2019/11479
KARAR TARİHİ : 18.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, 149 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ve iki çocuğuna, bu taşınmaza komşu 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazın da davalıya ait olduğunu, ancak davalının dava konusu 149 ada 6 parsel sayılı taşınmaza müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
Davalı, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olup 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazı satın aldığı haliyle kullanmaya devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın konusuz kalması gerekçesi ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamıştır. Sonradan bildirdiği tanık listesine ise davalının açık muvafakatı bulunmadığı gibi, tanığın dinlenemeyeceğini bildirmiştir. Davacı vekilinin 15.12.2015 tarihli yargılama oturumunda, davalının tecavüzünü sonlandırdığını bildirmesi nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması doğru olmamıştır. Şöyle ki; az yukarıda da belirtildiği gibi davacı yan tanık deliline dayanmadığından bu delile dayanarak hüküm kurulamaz. Dosya içeriğine, toplanan delillere, keşfe ve akabinde sunulan krokili rapora göre, davalının davacıya ait dava konusu 149 ada 6 parsele haksız elattığı duraksamaya yer vermeksizin kanıtlanamamıştır. Bu açıklamalara göre, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalıya yükletilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalının yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.