Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4237 E. 2021/3278 K. 05.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4237
KARAR NO : 2021/3278
KARAR TARİHİ : 05.03.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Nazilli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’in, 18/02/2019 tarihinde kurumdan firar ettiği gerekçesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair Nazilli Açık Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 05/03/2019 tarihli ve 2019/150 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, anılan Kanun’un 48/3-a maddesi gereğince disiplin cezasının onanmasına ilişkin Nazilli İnfaz Hâkimliğinin 02/04/2019 tarihli ve 2019/428 esas, 2019/489 karar sayılı kararını takiben disiplin cezasının 22/04/2019-03/05/2019 tarihleri arasında infaz edilmesi sonrasında, hükümlünün hücre hapsi cezasının geç infaz edilmesi nedeniyle iyi halli sayılacağı sürenin uzadığından bahisle infaza başlama tarihinin cezanın onaylanmasına karar verildiği 02/04/2019 tarihine çekilmesi talebinin reddine dair Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 31/05/2019 tarihli ve 2019/637 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin söz konusu disiplin cezasının 03/05/2019 tarihinde infazının bitmesi ve yasal kaldırma tarihinin de 03/05/2020 olması sebebiyle infazdan sonra kaybolan günlerin iadesine dair kurumun herhangi bir yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Nazilli İnfaz Hakimliğinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/929 esas, 2019/1003 karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2019 tarihli ve 2019/2909 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2019 tarihli ve 2018/1821 esas, 2019/4965 karar sayılı ilâmında, “…hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukuki durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 7 ay 18 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla…” şeklinde yer alan açıklamalar karşısında,
Belirtilen sürelere ve usullere uyularak disiplin soruşturmasının yapılması ve tamamlanması gerektiği, somut olayda ise, anılan ceza infaz kurumundan 18/02/2019 tarihinde firar ettiği gerekçesiyle hakkında tutanak tutulan hükümlünün, yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığının bildirilmesi üzerine, disiplin soruşturmasının 05/03/2019 tarihinde tamamlanarak disiplin soruşturma raporunun düzenlenmesini müteakip, anılan tarihte ceza verme kararı ile hücre cezası uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapıldığı ancak tayin olunan hücre cezasının şikayet edilmeksizin kesinleşmesi ve 5275 sayılı Kanun’un 48/3-a maddesi gereğince onanmasına karar verilmesi nedeniyle onama kararına karşı esastan bir inceleme yapılmasının da mümkün olmadığı gözetilmekle birlikte; söz konusu disiplin soruşturmasına geç başlanmasının hücre cezasının geç infaz edilmesine neden olacağı gibi, 02/04/2019 tarihinde anılan ceza onaylanmasına karşın infazına 20 gün sonra 22/04/2019 tarihinde başlanıldığı, bu gecikmelerin de hükümlüden kaynaklanmadığı için ona yükletilemeyeceği, dolayısıyla mahkemesince disiplin soruşturmasına ve cezasının infazına başlama süresindeki bu gecikmelerin disiplin cezasının infaz edilme tarihinin öne çekilmesi suretiyle giderilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14/09/2020 gün ve 94660652-105-09-4281-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2019 tarihli ve 2019/2909 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.