YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9489
KARAR NO : 2013/13126
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.03.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalılardan … dava konusu taşınmazlardan 360 sayılı parsel üzerindeki baba evine yapmış olduğu masrafın kendisine verilmesini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parsellerin ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. HMK’nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, davaya konu ve satışına karar verilen; 352, 354, 356, 360, 409, 584, 595 ve 598 sayılı parsellerde “… kızı … …” paylı malik olup dosya içerisindeki nüfus kayıt örneğine göre nüfus sicilinde “… kızı … …” olarak kayıtlı bulunduğu,
b)Davaya konu ve satışına karar verilen 352, 354, 356, 360, 409, 584, 595 ve 598 sayılı parsellerde “… kızı … …” paylı malik olup nüfus sicilinde “… kızı …” olarak kayıtlı bulunduğu,
c)Dava konusu olan ve satışına karar verilen 409 sayılı parselde ise “… kızı …” paylı malik olup nüfus sicilinde “… kızı …” olarak kayıtlı bulunduğu,
d)Dava konusu ve satışına karar verilen 606 sayılı parselde de “… oğlu …” paylı malik olup nüfus sicilinde “… oğlu …” olarak kayıtlı bulunduğu ve bu şahısların tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına aykırı şekilde yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazların son mülkiyet durumunu gösteren tapu kayıtları getirtilip, tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişilerin nüfus sicilindekilerle aynı şahıslar olup olmadığı araştırılarak taraf teşkilinin sağlanması yönünden gerekirse davacıya tapu kaydındaki kimlik bilgilerini düzelttirmesi için dava açmak üzere yetki ve uygun süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca, dava konusu olan ve satışına karar verilen 595 sayılı parselde 24/216 paylı malik olan “… kızı …”ın davada taraf olarak yer almadığı anlaşılmıştır. Adı geçen bu şahsın sağ ise kendisine, ölü ise alınacak mirasçılık belgesine göre belirlenecek mirasçılarına dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden ve taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.