Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/20892 E. 2020/3075 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20892
KARAR NO : 2020/3075
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ikamet ettiği taşınmazın komşu parseli olan dava konusu 11020 ada 43 parsel sayılı taşınmaz … adına tescil edilmiş ise de, uzun yıllardır davacının kullandığını belirterek, tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Dahili davalı … yargılama sırasında alınan beyanında; dava konusu taşınmazın annesi …’ye ait olduğunu, elli yıl önce kendisine devrettiğini, kendisinin de davacıya sattığını ancak davacının daha sonra bu yeri …’ye, …’nin de …’e sattığını belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapulama öncesi kazandırıcı zamanaşımına dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 11020 ada 43 sayılı parselin uzun yıllardır davacı tarafından kullanıldığını belirterek tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş ise de, yargılamanın 11.09.2014 tarihli celsesinde açıkça, davanın tapulama tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmasına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 05.05.1960 yılında yapılmış, 02.02.1962 yılında kesinleşmiş, dava ise, 29.05.2012 tarihinde açılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. On yıllık süre, kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü niteliktedir ve olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin geçmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce göz önünde bulundurulur. Yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.