Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/3077 E. 2019/6821 K. 02.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3077
KARAR NO : 2019/6821
KARAR TARİHİ : 02.07.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı … vekili, evlilik birliği içerisinde davalı tarafından bankadan kredi yolu ile çekilen 44.320,00 TL paranın dava dışı üçüncü şahsa verildiğini, bu paranın taraflar arasında görülen boşanma davasından sonraki tarihte, davalı tarafından açılan alacak davasının kabulü neticesinde icra yolu ile tahsil edildiğini, söz konusu paranın evlilik birliği içerisinde edinilen para olması nedeniyle, edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin hükümler çerçevesinde mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 22.160,00 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 22.05.2018 tarihli dilekçeyle talep miktarını 35.410,98 TL’ye arttırmıştır.
Davalı … vekili, söz konusu paranın evlilik birliği içerisinde bankadan çekilerek aynı zamanda kayınbabası olan dava dışı …’e verildiğini, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle paranın mevcut olmadığını, boşanma sürecinde geri istemesine rağmen verilmeyen para ile ilgili olarak boşanma davası sonrası açmış olduğu ve kabul ile neticelenen alacak davasında davacının da tanık sıfatıyla dinlendiğini, paranın evlilik birliği giderleri ve tüp bebek tedavisinde harcandığına ilişkin tanıklık yapması nedeniyle iş bu dava ile mal rejiminin tasfiyesini talep etmesinin TMK’nin 2. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu edilen paranın mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan temyiz itirazı üzerine inceleme neticesinde Dairenin 2014/25681 Esas, 2016/5318 Karar sayılı ilamıyla evlilik birliği içerisinde kredi kullanımı yoluyla sağlanan bu paranın, alınma tarihi itibariyle edinilmiş mal niteliğinde olduğu, bankadan kredi kullanılması suretiyle alınan bu paranın kredi geri ödemesiyle ulaştığı miktarın mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinde mevcut olduğu kabul edilerek, gerektiğinde banka kayıtlarıyla belirlenmesi; bu miktarın yarısı üzerinde davacının artık değere katılma alacağının bulunduğu kabulüyle hesaplama yapılıp davacının talebi de gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur. Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; bankaya yazılan müzekkere cevabı, bilirkişi incelemelerinden, kredinin toplam kapanma ile ulaştığı miktarın 70.419,67 TL olduğu, bu miktar üzerinden 1/2 oranında davacının artık değere katılma alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.209,83 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar 201,15 TL’dir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT’nin 13. maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen vekalet ücretinin reddedilen miktarı geçemeyeceğine dair hüküm gözetilmeksizin davalı lehine 2.180,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın (4). bendinde geçen “2.180,00 TL” ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına yerine ” 201,15 TL” ifadesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 601,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.803,68 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.