Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/26 E. 2019/6822 K. 02.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26
KARAR NO : 2019/6822
KARAR TARİHİ : 02.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.04.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı bizzat ve vekili Avukat … ve karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davacının ziynetleri ve hayvancılık-çiftçilik yaparak elde ettiği gelirleriyle alımına katkıda bulunduğu davalı erkek adına edinilen taşınmazlar ile araçlar ve büyükbaş hayvanlar bulunduğunu açıklayarak, bu malvarlığının fiilen tasfiyesini, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya düşen payın hesaplanarak davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değeri fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 105.000,00 TL olarak gösterilmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 13.05.2016 tarihli dilekçeyle talep miktarı 160.169,00 TL’ye arttırılmıştır.
Davalı … vekili, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 116.759,00 TL taşınmaz bedeli, 28.050,00 TL ineklerden dolayı alacak bedeli, 1.360,00 TL araç sebebi ile alacak bedeli, 13.830,00 TL altınlar sebebi ile alacak bedeli olmak üzere toplamda 159.999,00 TL alacağın 105.000,00 TL’sinin dava tarihinden, arta kalan miktarının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde esas yönünden davalı vekili, karşı vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu edilen 542 parselde kayıtlı taşınmazın tamamı yönünden davacı lehine katılma alacağına hükmedilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde toplanan belge ve delillerin hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içinde yer alan tapu evraklarından, 542 parselin tamamı davalı adına kayıtlı iken 07.05.2003 tarihinde 1/2 hissenin dava dışı üçüncü şahsa tapuda devredildiği, 1/2 hissenin davalı uhdesinde kaldığı, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi olan 08.12.2005 itibariyle davalının sadece 1/2 hisse sahibi olduğu sabittir. Ne varki taşınmazın davalı tarafça ilk edinme tarihinin ne zaman olduğu usulünce araştırılmamıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK mad. 179) ve mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 s.lı TMK mad. 235/1). Dolayısıyla taşınmazın doğrudan edinilmiş mal olarak kabulü hatalı olduğu gibi taşınmazın tamamının tasfiyeye dahil edilmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, 542 parselin 1999 yılında edinildiğine dair davalı savunması bulunduğu da gözetilerek, davalı tarafça ilk edinme tarihini gösterir tedavüllü tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüğünden getirtilip dosya arasına alınmalı, öncelikle taşınmazın edinildiği tarih netleştirilmeli ve tasfiyede uygulanacak olan mal rejimi belirlenmelidir. Mal ayrılığı rejimi geçerli iken satın alındığının tespiti halinde dosya kapsamı gözetilerek davacının katkı payı alacağı olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmelidir. Edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinildiğinin tespiti halinde ise, mal rejimi sona erdiğinde taşınmazın tamamının değil sadece 1/2 hissesinin davalıya ait olduğu gözetilerek, bu hisse üzerinden davacının katılma alacağı hesaplanmalıdır.
Mahkemece, yukarıda izah edilen şekilde araştırma yapılıp oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile ve taşınmazın tamamı üzerinden davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin …’ten alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan …’e verilmesine
ve taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 02.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.