Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1009 E. 2021/3728 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1009
KARAR NO : 2021/3728
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki …’ın 01.10.2015 tarihli celsede sanık …’ten şikayetçi olduğunu beyan ettiği halde 5271 sayılı CMK’nin 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de süresinde temyiz dilekçesi verip sanık … hakkındaki hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösteren müşteki vekilinin, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyize haklarının bulunduğu anlaşılmakla; CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca müştekinin davaya katılan olarak, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık … müdafiinin 29.03.2016 ve 09.05.2016 havale tarihli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre, müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği, katılan sanık … müdafiinin 01.04.2016 ve 09.05.2016 tarihli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre ise hem kendi müvekkili hemde katılan olarak sanık … hakkında verilen hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin temyiz isteminin suç vasfına ilişkin olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı ve sanık … hakkında müşteki Rasih’e karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafii ve katılan sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Sanık …’in üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık …’in katılan …’i yaralaması nedeni ile kurulan hüküm yönünden, Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında arttırılması öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza verilmesi,
c) Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.